DİŞ ETİ HASTALIKLARI(PERİODONTOJİ)

Periodontoloji (Dişeti Hastalıkları)

Periodontoloji diş hekimliğinde diş ve kökleri saran diş etinin sağlığıyla ilgilenen dalıdır. Her diş hekimi bu dalda eğitim alarak mezun olur.

Son yıllarda oldukça popüler bir hale gelmiştir, çünkü insanlar diş estetiği dışında diş etlerinin de bu estetiği direk etkilediğini keşfetmişlerdir. Periodontoloji branşı diş taşları, diş eti operasyonları,flap operasyonları, papil operasyonları, derin küretaj ve implantolojiyi içerir.

Dişler düzgün temizlenmediğinde, üzerlerinde ve aralarında biriken yiyecek artıkları bakteriler üretirler. Bakteri plağı dediğimiz bu birikintiler, diş çürüklerinin ve dişeti iltihaplarının baş sorumlusu olup, zamanla tükürüğün çökelmesi sonucu diş taşlarını oluştururlar.

Bakteri plağının içinde üreyen mikroorganizmalar, şekerli gıdaları parçalayarak asit üretirler. Ve bu asit, dişi küçük bir bölgeden başlayıp giderek büyüyen bir şekilde çürütür. Daha ileri safhalarda çekim kaçınılmaz olabilir.

Dişeti iltihabının ilk belirtisi dişetindeki kanamadır. Dişetlerinde renk, şekil bozuklukları ve ağız kokusu ile kendini daha da belli eder. Dişeti iltihabının neden olduğu diş kayıpları, çürüklerin neden olduğu diş kayıplarından çok daha fazladır.

Sağlıklı dişeti açık pembe renktedir. Dişe ve kemiğe sıkıca yapışmış olup, portakal kabuğuna benzer parlak pütürlü bir görünümü vardır.

*Diş eti Hastalığının Belirtileri :

Diş eti hastalıklarının ilk ve en önemli belirtisi dişeti kanaması

Diş etlerinde şişmeler, kızarmalar

Diş etlerinde çekilmeler ve açığa çıkan kök yüzeylerinde oluşan hassasiyet

Dişeti kenarlarında veya dişler arasında, diş taşlarına bağlı olarak oluşan siyah alanlar

Diş ile dişeti arasından iltihap

Dişlerde sallanmalar, uzamalar ve dişler arasında açılma

Ağızda sürekli bir kötü koku ve kötü tat hissi

Neler Dişeti Hastalığına sebep olur?

Dişeti hastalığının temel nedeni bakteri plağı denen dişe sıkıca tutunan, yapışkan saydam bir tabakadır. Tırnağınızla dişinizin üzerini kazıyarak plağı fark edebilirsiniz. Plağın bir miligramında 200 ile 500 milyon arasında bakteri bulunur.etkileyen diğer faktörlerse;

GENETİK FAKTÖRLER Yapılan araştırmalara göre %30 oranında genetik bir yatkınlık söz konusudur.Ayrıca ağız bakımının kötü olması ile dişeti hastalığının gelişme olasılığı 6 kat daha artar.

SİGARA Hepimizin bildiği gibi sigara kanser, akciğer, kalp hastalıkları gibi bir çok önemli rahatsızlıklara sebep olur. Tüm bunların dışında ağız içi mukozası ve dişetleri için de çok zararlıdır. Dişetlerinin enfeksiyonuna ilerleyerekte kemikte rezorbsiyona(erime) neden olur.

İLAÇ KULLANIMI Doğum kontrol hapları, anti-depresanlar, bazı epilepsi ilaçları, kalp ilaçları ağız sağlığınızı etkiler. Bu yüzden bu ilaçlardan birini kullanıyorsanız lütfen ağız hijyeninize ayrıca önem verin.

HORMONAL DEĞİŞİKLİKLER Hamilelik, puberte, menapoz, mensturasyon gibi hormonal değişikliklerin yoğun olduğu dönemlerde ağız hijyeninize ayrıca özen gösterin. Diş etleri bu dönemlerde daha hassas olur. Diş eti hastalığına yatkınlık artar.

STRES Hipertansiyon, kanser gibi pek çok rahatsızlığın nedenlerinden biri olmasının yanında dişeti hastalıklarının da risk faktörlerindendir. Araştırmalar göstermiştir ki periodontal hastalıklarda dahil olmak üzere stres vücudun enfeksiyonla mücadelesini zorlaştırır.

DİŞ SIKMAK VEYA GICIRDATMAK Diş ve dişeti arasındaki kuvvetin azalmasına neden olarak periodontal doku yıkımına sebep olurlar. Diş etlerindeki çekilmenin bir sebebi de diş sıkmaktır. Mutlaka gece plağı takılarak bu sıkmanın durdurulması gerekir.

KÖTÜ BESLENME Vücudun, bağışıklık sisteminin zayıflamasına ve buna bağlı olarak, diş eti enfeksiyonu da dahil olmak üzere enfeksiyonlarla mücadelesinin zorlaşmasına neden olur.

DİABET-ŞEKER HASTALIĞI Diabet hastaları periodontal (diş eti) enfeksiyon açısından yüksek risk grubuna girerler. Mutlaka rutin diş eti kontrollerini yaptırarak ağız hijyenlerine ayrıca özen göstermelidirler.

KÖTÜ YAPILMIŞ KRON KÖPRÜ VE DOLGULAR Dişetine baskı yapan ve taşkın yapılmış dolgu, kuron ve köprüler dişetlerinde problem oluşturur.

*Sağlıklı Diş ve Diş etleri

Bakteri plağı kaldırılmazsa sertleşir ve diştaşı ya da tartar olarak isimlendirilen birikintiler oluşur. Plaktaki bakteriler tarafından üretilen toksinler (zararlı maddeler) dişetlerine zarar verir. Toksinler dişetlerinin etrafındaki destek dokularını yıkar, dişlerden uzaklaşır, oluşan periodontal ceplerde daha fazla bakteri plağı birikir. Periodontal hastalık geliştikçe cepler daha da derinleşir. Bakteri plağı dişlerin açığa çıkmış kök yüzeylerine yapışır. Dişlerin kemik desteği yok olur ve tedavi edilmeyen dişler sallanmaya başlar ve sonunda çekilir.

Diş eti hastalıklarına neden olan diğer unsurlar nelerdir?

Periodontal hastalıkların ana nedeni bakteri plağı olmakla beraber, diğer unsurlar da dişetlerinizin sağlığını etkileyebilir

Beslenme biçimi ve sigara kullanılması ağız sağlığınızı etkiler. Besleyici değeri düşük bir diyet vücudun hastalıklara karşı mücadele gücünü azaltır. Ayrıca, stres vücudun hastalıklardan korunma kabiliyetini etkiler. Tütün kullananlar, kullanmayanlara göre, dişetlerini daha fazla tahriş etmektedirler. Lösemi, AIDS gibi vücudun savunma sistemini etkileyen hastalıklar dişetlerinin durumunu daha kötü bir hale getirebilir. Kişilerin enfeksiyona çok açık olduğu, kontrol altında olmayan diabet gibi durumlarda dişeti hastalığı genellikle çok daha şiddetlidir ve kontrol altına alınması daha güçtür.

Hamilelik sırasındaki hormon değişiklilleri, dişetlerinin daha kırmızı, bakteri plağına karşı daha duyarlı bir hale gelmesine neden olur. Erken safhalarında bulunanolan bir dişeti hastalığı özellikle hamilelik döneminde daha da şiddetlenebilir.

Doğum kontrol hapları, antidepresanlar ve bazı kalp ilaçları ağız sağlığınızı etkileyebilir.

Genel sağlığınızdaki en küçük değişimleri dişhekiminize bildiriniz.

Dişeti hastalıkları nasıl teşhis edilir?

Dişhekimleri dişetlerinin genel görünümünden şüphelendikleri zaman periodontal sond adı verilen bir alet ile diş ile dişeti arasındaki dişeti cebinin boyunu ölçerler. Yetişkinlerdeki her ağız içi muayenesinin bir parçası olarak periodontal muayene yapılmalıdır. Dişlerin etrafındaki kemik dokusunu değerlendirmek için röntgen filmler alınabilir.

Dişeti hastalıklarından nasıl korunabilir?



Periodontal hastalıkların önlenmesi, yaşam boyu dişlerinizi ağızda tutmak için; bakteri plağının, diş fırçalaması ve diş ipi kullanılması ve kimyasal ajanlarla düzenli olarak her gün, dişlerden uzaklaştırılması gerekir.
dişhekimine düzenli gidilerek kontrollerin yaptırılması son derece önemlidir.

Günlük ağız bakımı diş taşlarının oluşumunu en az seviyede tutmakla beraber tamamen önlemez.

Bir dişhekimi tarafından yapılacak diş taşı temizliği; diş fırçası ve diş ipi ile temizlenemeyen bölgelerdeki sertleşmiş diş taşlarının ortamdan uzaklaştırılmasını sağlar. Diş taşlarının kaldırılmasına diş taşı temizliği(detertraj) ismi verilir. Dişhekimleri hastaların özel gereksinimlerine göre kişisel bir ağız bakım planı yapabilir. Bu programla dişleriniz ile dişetlerinize zarar vermeksizin diş fırçalamayı ve diş ipi kullanmayı uygulayabilirsiniz.

Dişhekimini düzenli ziyaret ederek ağız sağlık ürünleri hakkında dişhekiminizden öneriler alabilirsiniz. Piyasada pek çok çeşit diş fırçası, diş ipi, ağız gargaraları ve dişler arası temizleyicileri bulunmaktadır. Diş hekiminiz size en uygun olan ürünleri seçmenizde yardımcı olacaktır.

Dişeti hastalıklarının erken safhalardaki tedavisi genellikle diş taşı temizliği ve kök yüzeyi düzleştirmesidir. Bu aşamalarda dişlerin etrafındaki ceplerden bakteri birikintileri ve diş taşları uzaklaştırılır ve kök yüzeyleri düzleştirilir. Bu işlemlerle iltihaba neden olan bakteriler ve toksin maddeler ağızdan uzaklaştırılır. Dişeti hastalıklarının erken safhalarında uygulanan bu işlemler genellikle yüz güldürücü sonuçlar için yeterli olur.


Daha ilerlemiş vakalarda cerrahi müdahale gerekebilir. Cerrahi müdahalenin amacı; derin ceplerdeki diştaşlarını ve hastalıklı dokuları ortamda uzaklaştırarak iyileşmenin olabilmesi için kök yüzeylerini düzleştirmek ve dişetlerine kolay temizlenebilmesi için şekil vermektir.

Tedavilerden sonra periodontal hastalar periyodik olarak görülmelidir. Periodontal tedavi ile elde edilen olumlu sonuçları korumanın tek yolu dişlerin fırçalanması, diş ipi ve bakteri birikintilerini ortamdan uzaklaştıran kimyasal ajanların düzenli olarak kullanılmasıdır. en önemlisi dişhekiminin önerdiği aralıklarla kontrolünüzü yaptırmaktır.

*Ağız Bakımı

Dişler neden fırçalanmalıdır?


Çürük ve diş eti rahatsızlıklarının en önemli sebebi dişler üzerinde biriken plaktır. Oluşan plağı kaldırmanın tek yolu ise dişlerin doğru biçimde düzenli olarak fırçalanmasıdır.

Diş firçası nasıl olmalıdır?


Sentetik kıllardan yapılmalı

Uçları yuvarlak sonlanmalı

Dişlerin arka kısımlarına kadar rahatlıkla ulaşabilmelidir.

Diş macunu nasıl olmalıdır ?

Hiç bir diş macunu harikalar yaratmaz

Flor içeren diş macunları hassasiyeti gidermek ve çürüğe karşı direncin sağlaması açısından faydalıdır.

Tadı hoşumuza giden bir diş macununu kullanmak bizi her zaman motive edecektir.

Fırçalama tekniği nasıl olmalıdır?


En temel prensip dişlerin bütün yüzeylerine fırçanın en az üç kez temas etmesidir.

Fırçalama sonrasında dil dişler üzerinde pürüz hissetmemelidir.

Fırçalama sırasında ileri geri yapılan yatay hareketlerden kesinlikle kaçınılmalıdır.

Fırçalama her zaman diş etinden dişe doğru yapılmalıdır.

Dil yüzeyi mutlaka fırçalanmalıdır.

Diş eti rahatsızlığı olan hastalarda mutlaka doktor tarafından önerilen diş fırçaları tercih edilmelidir.

Dişleri yatay hareketlerle fırçalarsak ne gibi problemler olur?


Kısa vadede her hangi bir problem oluşmaz ancak uzun vadede dişlerin boyun kısımlarında aşınmalar görülür

Diş etlerinde çekilmeler olabilir

dişlerin ara yüzeylerinde oluşan plaklar etkin bir biçimde temizlenmez

Fırçalarken diş eti kanaması ne anlama gelir?


Diş etinin kanaması diş eti rahatsızlığının belirtisidir. Mutlaka dişhekime başvurulması gerekir.

Diş ipi nedir?


Dişlerin görünmeyen kısmı olan ara yüzeyler, dişlerin % 30 ‘luk bir alanını kapsar ve genelde çürüğün başladığı yerler bu ara yüzeylerdir.

Diş ipi arayüzleri temizlemenin tek yoludur ve her gün kullanılması gerekir.

İki diş arasındaki diş etinin çekildiği durumlarda diş ipi yerine ara yüz fırçaları kullanılmalıdır

Ağız duşları nedir?


Özellikle diş eti rahatsızlığı olan bireylerde su veya çeşitli ilaçlarla diş ve diş eti arasındaki bölgeyi temizlemeye yarayan, ucundan sıvı ve hava çıkan aletlerdir.

Ara yüz fırçaları


Diş eti çekilmesine bağlı olarak oluşan boşlukların ve köprü restorasyonlarının alt kısımlarının temizlenmesinde ara yüz fırçalarından yararlanırız.

Ağız gargaraları


Ağız gargaralarının hiç bir zaman tek başına tedavi edici özelliği yoktur. Hekim tarafından yapılan diş eti tedavisine ek olarak ağız içi bakteri miktarını azaltıcı etkisi vardır. Özellikle ağız kokusu olan bireylerde sadece ağız gargaralarını kullanılmasını önermeyiz çünkü gargaralar problemlerin gizlenmesine sebep olabilir.

Elektrikli diş fırçaları


Özellikle el becerisi yeterli olamayan ve engelli bireylerde kullanılan elektrikli diş fırçaları elle fırçalamaya oranla daha etkili bir temizlik yapılabilmesini sağlanır. Bu fırçalar kullanılırken en önemli faktör dişlere fazla bastımadan ve 45 derecelik açı temas ettirilmelidir.

*Ağız kokusu


Ağız kokusu günlük yaşantıda insanların ilişkisini etkileyen önemli unsurlardan biridir. Nasıl ki kötü görünümlü dişlerin varlığında gülmekten kaçınılıyorsa, kötü nefes varlığında da konuşmaktan kaçınılır. Bu da öz güveni olumsuz yönde etkiler.

Neler ağız kokusununa sebep olur?


Kötü ağız bakımı

Yaygın çürük oluşumu

Ağızdaki ülserasyonlar

Bademcik iltihapları

Sindirim sistemi rahatsızlıkları

Ateşli hastalıklar

Şeker hastalığı

Uygun olmayan ve düzenli bakımı yapılmayan protezler

Tükrük akışını azaltan ilaçlar

Ağız kokusu nasıl önlenir?


Düzenli ağız bakımı

Baharatlı yiyecekler hem kendilerinden kaynaklı hem de tükrük miktarında ki azalmaya bağlı olarak ağız kokusuna neden olabilir

Dilin fırçalanması

Ağzın kuru kalması önlenmelidir

*Diş Boyu Uzatma

Dişlerde travma veya çürüğe bağlı olarak meydana gelen aşırı madde kayıplarında restorasyon için yeterli doku bulunmayabilir. Bu gibi durumlarda hem diş eti hemde alttaki kemik doku şekillendirilerek dişlerin ağızda görülen kısmının arttırılması işlemidir.

*Diş Eti Çekilmeleri


Diş kaybında en önemli etkenlerden biri de diş eti çekilmeleridir. Diş eti çekilmesi, diş etinin dişin kök ucuna doğru hareket etmesidir. Bu sadece diş etinin hareketi değildir, bununla beraber kökü çevreleyen kemiğinde eridiğinin habercisidir.

Diş eti çekilmeleri neden olur?


Mekanik travma

Yanlış diş fırçalama
Plak ve diş taşı birikimi

Dengesiz ısırma

Tırnak yeme, kalem ısırma gibi sürekli ön dişlere kronik travma uygulanması

Kötü ağız hijyeni

Diş eti iltihabı

Yaşlanma
Genetik
Yanlış kürdan kullanımı

Bruksizm (diş sıkma)

Diş eti çekilmelerinin klinik belirtileri nelerdir?


Soğuk, sıcak, tatlı ve ekşiye karşı aşırı dentin duyarlılığı

Kök çürükleri

Diş eti kaybına bağlı olarak oluşan siyah aralıklar ve dişin boyunun uzamış gibi görünmesinden kaynaklı estetik problemler

Pulpa problemleri

İlerleyen dönemde kemik kaybı ve dişte sallanma

Diş eti çekilmesinin tedavisi


Öncelikle diş eti çekilmesine neden olan etkenin ortadan kaldırılması gerekir.Diş eti çekilmesinin aşırı olduğu durumlarda cerrahi müdahale ile tedavi gerekebilir.

*Diş Hassasiyeti

Diş hassasiyeti ne demektir?


Sıcak, soğuk, tatlı, ekşi gibi uyaranlar yenildiği veya içildiğinde dişte oluşan ani tepkidir. Ağrı keskin, ani ve derindir. Bu tür hastalarda hassasiyetten dolayı dişlerin normal bakımları yapılamamakta bu da diş eti çekilmelerine neden olmaktadır. Daha fazla diş eti çekilmesi ise daha fazla duyarlılığa sebep olur

Hangi dişlerde görülebilir?


Özellikle kesici ve küçük azı dişler bölgesinde sıklıkla görülür.

Neler diş hassasiyetine sebep olur?

Sert ve travmatik fırçalama

Diş eti hastalığı

Kırık dişler
Diş sıkma
Yoğun plak birikimi

Tedavisinde neler yapılabilir?


flor içeren veya bonding denilen preparatlarla hassasiyet tedavisi yapılır.

*Periodontal hastalık


Dişler ağız içersinde kemik ve yumuşak doku desteğiyle durmaktadır. Bu destek dokularda gelişen bakteriyel enfeksiyon sonucu periodontal hastalık (dişeti hastalığı) oluşur. bakteriyel enfeksiyonun gelişmesine neden olan diş yüzeyindeki plaktır. Düzenli diş hekimi kontrolü ve fırçalama ile dental plakın oluşmaması mümkündür.

Periodontal hastalık nasıl teşhis edilir?


Rutin diş hekimi kontrollerinde çekilen radyografiler ile ağız içi muayeneler sonrası yapılan değerlendirmelerde teşhis koyulabilmektedir. Burada diş hekimi tarafından dişeti ile dişin arasına yerleştirilen bir el aleti yardımıyla yapılan ölçüm en önemli kriter olmaktadır.

Dişeti hastalığınız olup olmadığını anlamak için bu testi cevaplayabilirsiniz. Sorulardan birine veya daha fazlasına evet diyorsanız dişeti hastalığınız olabilir.

Dişetlerinizde kendiliğinden veya fırçalama/iplame sırasında kanama oluyor mu?

Dişetleriniz rengi kırmızı ve parlak mı?

Dişetlerinizde şişlikler oluyor mu?

Dişlerinizde hassasiyet var mı?

Ağız kokusu şikayetiniz var mı?

Dişlerinizin yüzeyinde lekelenmeler, eklentiler var mı?

Herhangi bir dişinizin sallandığını düşünüyor musunuz?

Dişlerinizin diziliminde eskiye göre farklılık hissediyor musunuz?

Dişlerinizde daha önce olmayan aralıklar fark ettiniz mi?

Bazı gıdalar dişlerinizin arasına kaçıyor mu?

Diş etleriniz de çekilme var mı?

Ağzınız içinde metalsi kötü bir tat var mı?

Ağzınız sürekli kuruyor ve su içme ihtiyacı duyuyor musunuz?

Dişleriniz görüntüsü çok uzun veya çok kısa mı?

Anne veya babanızın eksik dişleri var mı?

Köprü veya hareketli protezleriniz varsa uyumsuzluk hissettiğiniz oluyor mu?

Siz veya ailenizde kalp hastalığı var mı?

Şeker hastalığınız var mı?

AIDS, lösemi, kemoterapi tedavisi gibi bağışıklık sisteminiz baskılayan bir durumunuz var mı?

Sigara kullandınız mı/kullanıyor musunuz?

Dişlerinizi sıkıyor veya gıcırdatıyor musunuz?

Hamile misiniz/ hamile kalmayı planlıyor musunuz?

Periodontal hastalık tedavi edilmezse ne olur?


Periodontal hastalık, ilk olarak dişetinde başlar ve gingivitis olarak adlandırılır. Bu aşamada dişetlerinde kanama, hassasiyet, renk değişikliği ve şişlikler görülebilİr. Bakteriyel enfeksiyon ilerledikçe kemik dokuda da yıkımlar başlar ve hastalık periodontitis adı verilen ileri aşamaya geçmiş olur. Dişetindeki problemlerin yanında artık dişlerde sallanma, kayma ve aralanmalar gözlenir. Bunun sonucunda hastalar dişlerini kaybetmeye başlarlar. Ayrıca periodontal hastalığa bağlı ağız içersinde mevcut olan bakteriyel enfeksiyon vücudun genel sağlığını tehdit eder.

Periodontal hastalıkta ağrı olur mu?


Periodontal veya gingival abse olarak adlandırılan akut durumlarda ağrı ve şişlik olabilir. Ancak periodontal hastalık genellikle yıllar içerisinde yavaş ve ağrısız seyreder. Dolayısıyla düzenli diş hekimi kontrolüne gitmeyen hasta kendi durumunu fark etmeyebilir. Bu da tedavi şansını önemli oranda azaltır.

Periodontal hastalık için neler risk oluşturur?


Periodontal hastalığa karşı genetik yatkınlık bir risk faktörüdür. En basit şekliyle anne veya babada eksik dişler varsa genetik yatkınlıktan söz etmek mümkün olabilir. Bu noktada erken dönemde yapılan düzenli diş hekimi kontrolü, iyi bir oral hijyen gibi müdehalelerle dişleri ağızda tutmak mümkün olabilir.

Bir diğer önemli risk faktörü ise sigara kullanımıdır. Bilimsel çalışmalar sigara kullanan bireylerde periodontal hastalık gelişme riskini kullanmayan bireylere oranla 3 kat daha fazla bulmuşlardır. Sigaranın tüm vücut sağlığını olumsuz etkilediği tartışmasızdır. Bu temel iki risk faktörünün dışında, hamilelik, menstruasyon gibi hormonal değişiklikler, diş sıkma ve gıcırdatma, strese, bazı ilaç ve hastalıklara bağlı bağışıklık sisteminin zayıf düştüğü durumlar periodontal hastalık gelişimi açısından risk faktörü olarak karşımıza çıkar.

Sistemik hastalıklarla periodontal hastalığın ilişkisi var mıdır?

Periodontal hastalık bakteri toksinlerinin salınımına neden olur. Son yıllarda konuyla ilgili yapılan çalışmalar periodontal hastalığı; kalp hastalığı, şeker hastalığı, akciğer hastalıkları, Alzehimer hastalığı, romatoid artirit, erken doğum başta olmak üzere birçok hayati önem taşıyan hastalıkla ilişkilendirmiştir. Periodontal hastalığı olmayan veya tedavi edilen bireyler, bu diğer hastalıklara karşı periodontal hastalığı olan bireylere oranla daha dirençli olabilmektedir.

Periodontal hastalık tedavi edilebilir mi?


Periodontal hastalık, tek bir dişte veya tüm dişlerde, hafif, orta ve şiddetli şekillerde seyredebilir. İnatçı olarak tarif edilen türü hariç periodontal hastalığı tedavi etmek mümkün olmaktadır. Tedaviye ek olarak hastanın ağız bakımını doktorunun önerdiği şekilde düzgün ve düzenli yapması tedavinin başarısını olumlu yönde etkiler.

Periodontal tedaviler ağrılı mıdır?


Periodontal hastalığın tedavisine, dişetinin üzerinde gözle görülür halde bulunan diş yüzeyindeki plak, diştaşı gibi eklentilerin uzaklaştırılmasıyla başlanır; buna diştaşı temizliği/detartraj denir. Bu işlem sırasında çoğunlukla lokal anestezi yapılmasına gerek yoktur. Sonrasında dişetindeki iltihabi dokuları ve dişin dişeti altında kalan kısmındaki eklentileri uzaklaştırmak amacıyla daha derin temizliğe ihtiyaç duyulur ki bu lokal anestezi altında ağzı segmelere bölerek birkaç seansta tamamlanır ve işlem küretaj adını almaktadır. Küretaj sonrası hastanın ağız içi değerlendirmesi tekrar yapılır ve gerekli görülürse periodontal cerrahi tedavilerle işlemlere devam edilir. Tedaviler esnasında hastalar hiçbir ağrı hissetmezler ancak sonrasında hassasiyetler gelişebilmektedir. Genel olarak bu hassasiyetlerde iyileşme sürecinin tamamlanmasıyla ortadan kalkar.

Periodontal cerrahi tedaviler nelerdir?


Hastalıklı dokunun uzaklaştırılması için çeşitli teknikler kullanılarak yapılabilen flap operasyonları, kaybedilmiş dokuları kazandırmak amacıyla uygulanan rejeneratif işlemler, belli başlı cerrahi tedaviler arasında yer alır. Periodontal hastalığın durumu ve hastanın beklentileri göz önünde bulundurularak planlanan cerrahi tedaviler lokal anestezi altında gerçekleştirilir. Hasta işlem sonrası birkaç basit şeye dikkat ederek günlük yaşantısına dönebilir. Genellikle cerrahiden 1 hafta sonra dikişler alınır.

*GİNGİVOPLASTİ-GİNGİVEKTOMİ

Dişetinin çeşitli nedenlerle (ltihabi, genetik) büyüdüğü durumlarda ya da hastanın güldüğünde dişetleri normalden fazla görünüyorsa (Dişeti gülümemesi-Gummy smile) uygulanan bir metottur. Gülümseme estetiğini bozan dişetindeki fazlalık küçük bir operasyon ile düzeltilir. Bu kişilerde diş hekimi dişeti seviyesi ve biçiminin nasıl olması gerektiğini belirleyip bu seviyeye kadar dişetlerini düzelterek simetrik ve uyumlu bir gülüş estetiği sağlar.

*FLEP OPERASYONU

Flep operasyonu, lokal anestezi altında dişetlerine yapılan bir ameliyattır. Flep operasyonuyla, hastaların ulaşmakta güçlük çektiği derin cepler elimine edilir ve granulasyon dokuları temizlenir. Flep operasyonu, hastalara klinikte uygulanan diş yüzeyi temizliği (detertraj) ve kök yüzeyi düzleştirilmesi (subgingival küretaj) işlemlerinden sonra hala dişeti iltihabı ve derin cepler mevcut olduğunda yapılmalıdır. Dişetleri açılarak diş köklerine ve hastalıklı kemiğe ulaşılıp, hastalıklı dişetleri ve kök yüzeyleri temizlenir, kemik kaybı olan bölgelere kemik yerine geçen maddeler (greft + membran) eklenerek iyileşme sağlanır.

*SERBEST DİŞETİ GREFTİ(SDG) VE KÖK YÜZEYİ ÖRTÜLMESİ

Dişeti çekilmesi olan ve yeterli keratinize dişeti bulunmayan bölgelerde, hastanın kendi sert damağından alınan keratinize dokunun sorunlu bölgeye yerleştirilme işlemine serbest dişeti grefti operasyonu denir. Bu işlem bazen dişeti çekilmesini önlemek için de yapılabilir. Açılan kök yüzeylerinin örtülmesi amacıyla da farklı tekniklerle operasyonlar uygulanır.

DİŞETİ OPERASYONUNDAN SONRA DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN KURALLAR NELERDİR?

Yapılan periodontal cerrahi işlemleri sonrası hastanın dikkat etmesi gereken belli başlı kurallar vardır:

Cerrahi işlem sonrası uyuşukluk geçene kadar hiçbir şey yenilip içilmemelidir.

Ameliyat sonrası ilk 24 saat içerisinde sıcak yiyecek ve içeceklerden uzak durulmalı, çiğneme operasyona dâhil edilmeyen bölge ile yapılmalıdır.

Ameliyat gününde ve ameliyatı takip eden günlerde sigara içilmemelidir.

Ameliyatı takiben 2 hafta süresince, varsa protezlerin mümkün olduğunca az kullanılması gerekmektedir.

Ameliyat bölgesine konulan pat sizi rahat ettirmek ve yara bölgesini irritasyondan korumak içindir. Ağrıyı önler, yara iyileşmesini kolaylaştırır ve alışık olduğunuz aktiviteleri rahatlıkla sürdürebilmenizi sağlar.

Ameliyat yapılan bölgede dikişlere bakmak için dudak ve yanağın kaldırılmaması gerekmektedir.

Operasyon bölgesinde şişlik oluşmaması için ilk gün dışarıdan buz uygulaması yapılmalıdır.

Ameliyat sonrası iyileşme için doktorunuzun yazdığı reçeteye uyulmalıdır. Ameliyat sonrası ağrınız olursa ağrı kesici alabilirsiniz. Bu durumda aspirin veya benzeri salisilik asit türevi ilaçlar alınmamalıdır.

Ameliyat edilmeyen bölgelere normal fırçalama işlemleri uygulanabilir.

Yemek sonrası ağız çalkalanmalıdır.

Periodontal hastalık sonucu dişeti çekilmesi olur mu?


Dişeti çekilmeleri, periodontal hastalığın bir sonucu olarak görülebileceği gibi fırçalama travması, diş sıkma gibi diğer nedenlere bağlı olarakta görülebilir. Çekilen dişeti sonucu açığa çıkan kök yüzeyi sıcağa ve soğuğa karşı daha hassastır ve çürüklere yatkınlık gösterir. Bazı durumlarda estetik açıdan da problem oluşturur. Bu nedenle damaktan alınan veya haricen temin edilen yumuşak doku greftleri ile çekilmenin kapatılabilir.

Dişetlerimde renkleşmeler var, ne yapmalıyım?


Pigmentasyon nedeniyle gözlenen ve herhangi bir patoloji oluşturmayan durumlarda bu renkleşmeleri basit bir cerrahi işlem ile düzeltmek mümkün olmaktadır. Yıllar içersinde eskiye geri dönüş gözlenebilir, aynı işlemlerin tekrarlanmasın da herhangi bir sakınca yoktur.

Dişeti sağlığımı nasıl koruyabilirim?


Genel ağız sağlığı için olduğu gibi dişeti sağlığının korunmasında da dişleri fırçalamak diş ipi kullanmak ve düzenli diş hekimi kontrolü şarttır. Fırçalama imkanı olmadığı zamanlarda sık su içilmeli veya ağız suyla çalkalanmalıdır. Sert veya yapışkan şekerli gıdaların tüketimini en aza indirmekte önerilmektedir.
Her vaka kendine özgü değerlendirilmelidir. Bu genel bilgiler ışığında kontrol amaçlı veya şikayetleriniz doğrultusunda mutlak birdiş hekimine giderek doğru ve detaylı bilgiye ulaşmanız en uygunudur.

Aft


Genelde dil, dudak ve yanak mukozası, yumuşak damak ve diş etleri üzerinde görülen sarı kırmızı hare ile çevrili ağrılı ülser lezyonlarıdır. Bir tane olabildiği gibi birden fazla da olabilir. Bayanlarda erkeklere oranla daha sık görülür. Çok ağrılıdırlar. bulaşıcı değildirler.

Neler afta sebep olur


Pekçok hastalıkta olduğu gibi, stres aft oluşumunun en önemli nedenlerinden biridir.

Travma , kronik olarak dudak ve yanak ısırma aftın oluşumunu hızlandırabilir

Diş macunlarında bulunan sodyum lauryl sülfat adlı madde mukoza hücrelerinde yıkıcı etkiye sebep olarak aft

oluşumunu hızlandırır

Bayanlarda adet dönemi öncesi gerginlik dönemi aft oluşumunu tetikler.

Sirke, turşu, aşırı baharatlı ve tuzlu yiyecekler, aft oluşumunu arttırabilir

Behçet hastalığı gibi Bazı sistemik hastalıklarda, vücuttaki diğer belirtilerle birlikte ağız içinde aft oluşumu gözlenir.

Aşırı sigara tüketimi aft oluşumunu attırır.

Beslenme bozuklukları bağişıklık sistemini zayıflttığı için aftların ıluşmasına yolaçabilir.

B12 vitamini eksikliği ve demir eksikliğinde bağışılık sistemi zayıfladığından aft oluşumuna zemin hazırlar.

Aftın tedavisi nasıldır?


Aftlar genellikle hiç bir şey yapılmasa bile 7-10 gün içinde kendiliğinden geçer

Sıcak ve baharatlı yiyecekler kullanılmamalıdır

Yemeklerden önce ağrı kesici spreyler kullanılabilir

Anestezik kremler kullanılabilir

B kompleks vitamin desteği kullanılabilir

UÇUK


Uçuk nadiren ağız içinde olsa da, genellikle dudak kenarı gibi ağız dışı bölgelerde görülen, içi sıvı dolu küçük kabarcıklara verilen addır. Genellikle ağrılıdır ve ağrı uçuk oluşumundan birkaç gün önce başlar. Bu kabarcıklar zaman içinde patlayarak kabuklanır. Ortalama 7-10 gün içerisinde iyileşir.


UÇUK OLUŞUMUNU ETKILEYEN FAKTÖRLER :


Uçuğun oluşum nedeni herpes simpleks olarak adlandırılan bir virüstür. Daha önce bu enfeksiyonu geçirmiş olan kişilerde pasif halde bulunan bu virüs, güneş ışığına maruz kalma, stres, travma, yorgunluk, hormonal değişiklikler gibi durumlarda aktifleşerek uçuk oluşumuna neden olur.

Uçuk bulaşıcıdır.
Uçuğun patlamasından itibaren tamamen iyileşene kadarki süre en riskli dönemdir. Uçuğu olan bir kişinin kullandığı eşyalardan ve uçuklu birinin öpmesi sonucu bulaşma meydana gelir. Bulaşıcı olduğu için uçuğa dokunulmaması gerekir.

TEDAVISI:


Günümüzde uçuğun tedavisinde antiviral uçuk kremleri kullanılır.

AFT VE UÇUK ARASINDAKI FARKLAR :

Aft sadece ağız içinde meydana gelir.

- Uçuk nadiren ağız içerisinde, genellikle ağız dışında meydana gelir

- Aft bulaşıcı değildir, uçuk bulaşıcıdır.

- Aftın oluşumu henüz tam olarak açıklanamamıştır, uçuk bir virüs enfeksiyonudur.

Diş taşı temizliği kaç para? diş beyazlatma ne kadar?

Yönetmelik gereği internet ortamında fiyat bilgisi verilememektedir. Detaylar için lütfen bizimle iletişime geçin.

Esin YAMAN KILDIRAN Diş Hekimi

Hayallerinizdeki Gülümsemeyi Yakalamak İçin Bekliyoruz. .

“Site içeriğinde bulunan bilgiler bilgilendirmek içindir, bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.”

Türk diş hekimleri birliğinin disiplin yönetmeliği gereği bu site de merkezi, büyük, sessiz, temiz, en iyi diş hekimi, konusunda uzman, güler yüzlü, ilgili gibi terimlere yer verilmemiştir.

Yine Türk Diş Hekimleri yönetmeliğine uygun olarak vakaların öncesi sonrası resimleri konulmamıştır.