PEDODONTİ (ÇOCUK DİŞ HEKİMLİĞİ)

Pedodonti ne demektir?


Pedodonti, çocuk dişhekimliği anlamına gelmektedir. Çocuk dişhekimliği, bebeklikten adölesan döneme kadar bir başka deyişle ağızda tüm daimi dişlerin sürdüğü döneme kadar olan süreçte dişlerde ve ağızda oluşan problemlerin çözülmesidir.Her diş hekimi eğitimi sırasında pedodonti alanında eğitim alır.

Pedodontist diş hekimi, bebeklik çağından itibaren çocukların ağız-diş sağlığını ve çene-yüz bölgesi gelişimini takip ve tedavi eder ve gereken koruyucu önlemleri alır.

Pedodontide hangi tedaviler uygulanır?


Pedodontide uygulanan tedavileri iki ana başlık halinde değerlendirebiliriz.
Oluşmuş problemlerin giderilmesine yönelik tedaviler:
• diş çürüğü tedavisi

• kanal tedavisi,
• diş çekimi,
• dişlerde travma (yaralanma) sonucu meydana gelen kırıkların tedavisi,
• fazla madde kaybı olan süt dişlerinin kron kaplamaları
• dişlerde oluşan renklenmelerin temizlenmesi
Koruyucu uygulamalar:
• ağız hijyen eğitimi,
• ilk muayenede bireye özgü çürük risk faktörlerinin saptanması ve eliminasyon yolları hakkında ebeveynlere bilgi verilmesi,
• sağlıklı beslenme alışkanlığının diş sağlığına etkisi hakkında bilgilendirme,
• fluorid uygulamaları,
• pit ve fissür örtücü uygulamaları,
• koruyucu ve durdurucu ortodontik tedavilerin uygulanması.
• spor karşılaşmaları sırasında kullanılan diş koruyucularının uygulanması

Süt dişleri gerçekten önemli midir?


Evet, bir kaç nedenden ötürü süt dişleri önemlidir.

Süt dişleri, konuşmanın düzgün olmasını sağlarlar.

fonksiyon yani çiğneme işlemini gerçekleştirirler.

sürme zamanı geldiğinde daimi dişler için rehber görevi görürler.

sağlıklı gülüşlere sahip olan çocuklarda kendine güven duygusu da gelişmiş olur.

"Nasıl olsa yerine yenileri gelecek" diye düşünülmemelidir.

Süt dişleri 6-7 yaşında değişmeye başlar. 6-13 yaş arası karışık dişlenme dönemidir. Bundan sonra süt dişleri yerini kalıcı dişlere bırakır.
6 yaş civarında süt dişlerinin en arkasından alt-üst çenede, sağ-sol da olmak üzere dört adet 1. büyük azı dişleri (6 yaş dişleri) çıkar. Çok erken yaşta çıktıkları için süt dişleri ile karıştırılabilir.

Dikkatli olunması ömür boyu agızda kalacak bu işler için çok önemlidir. Ne yazık ki erken dönemde çıktığı için süt dişi sanılıp genellikle önemsenmezler.

Halbuki ömür boyu ağızda kalan ve çiğnemenin merkezi olan ilk kalıcı dişlerdir. Bunların korunması gereklidir. Bu dişleri korumak için fissür örtücü denilen dişi çürüğe karşı koruyan uygulamalar yapılmalıdır.

AİLELERE ÖNEMLİ TAVSİYELER:

*Biberonla süt içirdikten sonra ağız temizliği için su içirin.egfer yeterince büyümüşse bir parça peynir verin. peynir asidik ortamı nötralize eder.

*Bebeğinize gece son beslenmesinde şekerli gıdalar vermeyin.
*Emziği kesinlikle şekere, bala, pekmeze batırmayın.

*Beslenme sırasında bebeğinizin kaşığını ağzınıza almayın, lokmaları ağzınızdan çıkarıp bebeğe vermeyin. Bu sizin ağzınızdaki çürük oluşturan bakterilerin bebeğe geçmemesi içindir.

*Çocuğunuza şekerli yiyecek ve içecekleri iki öğün arasında vermeyin.
*Her beslenmeden sonra su verilerek ağız içinin temizlenmesi sağlayın.
* Bebeğinize bir yaşından sonra emzik ile biberonla beslemeyi bırakıp, bardak ve kaşık kullanımına geçin.

*Çocuğun doğumundan itibaren her beslenmeden sonra ağız içi ıslak gazlı bezle ya da temiz bir tülbentle temizlenmeli, bu işlem süt dişleri sürdükten sonrada devam etmelidir

* İki yaşından itibaren sizin kontrolünüzde günde iki defa dişlerini düzenli fırçalatın. Çocuğunuzun yaşına uygun diş fırçası ve macunu seçin.

*Diş macununun miktarı pirinç büyüklüğünde olmalıdır.
*Çocuğunuzun diş macununu yutmamasına dikkat edin.

*Koruyucu flor uygulaması için dişhekimine başvurun.
*Süt dişlerinde çürük varsa mutlaka tedavisini yaptırın.
*6 yaşında süt dişlerinin en arkasından süren, ömür boyu ağzımızda kalması gereken 6 yaş dişlerine fissür örtücü uygulatın. Çürük var ise mutlaka tedavi ettirin.
*Çocuğunuzu altı ayda bir dişhekimi kontrolüne götürün.

*Bebeklerde Ağız ve Diş Sağlığı

Çocuklarda süt dişleri aşağı yukarı 6-8 aylıkken sürerler. 2,5-3 yaşında çocuklarda 20 adet süt dişi vardır.
Süt dişlerinin görevi;

Çocuğun beslenmesinin, konuşmasının, görüntüsünün düzgün olmasını sağlamaktır.

Süt dişlerinin diğer bir görevi kalıcı dişlere yer tutmak ve sürerken onlara rehberlik etmektir. Süt dişi erken çekildiği zaman bu doğal yer tutuculuk ve rehberlik ortadan kalkar. Süt dişlerinin erken kaybedilmesi çene yapısını ve diş dizimini bozar.

Erken süt dişi kayıplarında çocuk rahat çiğneyemediği için beslenmesi ve gelişimi etkilenebilir. Bu nedenle süt dişleri değişme zamanına kadar çürüksüz olarak korunmalı, çürük varsa mutlaka tedavi ettirilmelidir.

Bebeklerde Diş Çıkarma


Her bebek farklıdır. Genellikle dişler, bebeğiniz 4-7 aylık iken sürmeye başlar. . Ancak bazı çocukların dişleri erken bazılarınınki geç sürer. Bunun hiçbir tıbbi önemi yoktur. Dişlerin sürme zamanında kalıtsal faktörlerin etkili olduğu tespit edilmiştir. İlk dişler sıklıkla alt çenenin ön bölgesinde görülürler.

Diş çıkarma belirtileri dişlerin çıkma zamanından 1-2 ay önce ortaya çıkabilir. Bu belirtiler çocuktan çocuğa değişir. Ancak bebeklerde diş çıkarma sırasında genelikle şu belirtiler görülür.

Salya Akıtma:

Diş çıkarma döneminde bebekte salya akıtma artar. Çenede veya ağız çevresinde salya temasının yarattığı tahrişe bağlı olarak kızarıklık ve çatlaklar görülebilir.

Isırma:

Diş çıkaran bir bebek, eline geçen herşeyi ağzına sokarak dişetlerini rahatlatmaya çalışır.

Ağrı:

Dişin sürmesi esnasında oluşan baskıya bağlı olarak dişetinde enflamasyon gelişir. Bu durum bazı bebeklerde ağrıya neden olabilir. Enflamasyon arttıkça ağrı sürekli bir hal alarak bebeğin huzursuzluk göstermesine neden olur.

Bunların yanısıra bebekte beslenmeyi reddetme, uykusuzluk, ishal ve ateş gibi belirtiler görülebilir.

Dişleri sürerken bebeğime nasıl yardımcı olabilirim?

Diş çıkarma belirtilerini azaltmak için;

Bebeğe çiğneyebileceği soğuk şeyler verebilirsiniz. Bunun amacı dişetindeki basıncı rahatlatmaktır.

Bebeğe dişlerini kaşıyabileceği şeyler verilebilir. Soğuk yiyecek ve içecekler oda ısısındakilere göre bebeğinizin daha çok ilgisini çekecektir.

Bu uygulamalar yeterli gelmiyorsa doktorunuza danışarak uygun bir ilaç kullanabilirsiniz.


Bebeklerde süt dişlerinin sürmesi sırasında genelde salya akıntısı, iştahsızlık, huzursuzluk, uykusuzluk, ishal, ateş, çene veya yüzde kızarıklık, hafif öksürük gibi sıkıntılar yaşayabilirler. Bu sıkıntılar dişler sürmeden 2-3 ay önce başlayabilir. Bunların ne olduğu ve ne kadar ağrı oluşturacağı konusu çocuktan çocuğa farklılık gösterir. Bu dönemde dişlerini kaşıyabileceği bir şeyler vermek en doğrusudur. Çok gerekli ise doktor önerisiyle ilaç verilebilir.
Süt dişleri normal dişlere oranla daha çok organik madde içerirler, bu nedenle kolay ve hızlı çürümeye yatkınlardır .

Çocuklar ilk kez kaç yaşında diş hekimiyle tanıştırılmalıdır?


Diş ve ağız sağlığı problemlerini önlemek amacıyla çocuklar ilk süt dişi sürdüğünde veya bir yaşından geç olmamak kaydıyla dişhekimine ilk muayene için getirilmelidirler.

• Çocuğunuzun 1. yaşındaki ağız-diş muayenesi (birinci doğum gününden önce birinci muayene)


Özellikle erken bebeklik döneminde (0-12 ay) diş çürüğü riski altında olan bebekler ilk yaşlarına varmadan önce diş hekimine muayene olmalıdırlar. Böylece, çocuğunuzda diş çürüğü gelişme riskini belirleyebileceksiniz, çocuğunuzu doğru besleme alışkanlığını kazanacaksınız ve sorunlar başlamadan önce ağız-diş bakımı yöntemleri ve florid kullanımı hakkında bilgi sahibi olacaksınız. Çocuğunuzun dişlerinde çürük gelişiminin önlenmesi, 1. yaşındaki ağız-diş muayenesinin tek hedefi değildir:

Bebeğinizin ağız bakımı
Uygun şekilde florid kullanımı
Parmak emme vb. gibi kötü alışkanlıklar
Ağız ve yüz bölgesinde oluşabilecek kaza ve travmaları önleme yolları
Dişlenme, büyüme ve gelişim
Beslenme ve ağız-diş sağlığı ilişkisi hakkında hekiminizle tartışabileceksiniz.

İlk muayeneden sonra, hekiminiz bebeğinizi düzenli aralıklarla muayene edebilmek amacıyla bir düzenleme yapacaktır. Geçmişte yılda iki kez yapılan bu düzenli kontroller artık çocuğunuzun bireysel gereksinim ve risklerine göre belirlenmektedir. Bebeğiniz büyüdükçe, hekiminiz sıklıkla karşılaşılan ağız ve diş problemlerini önleme konusunda sizi bilgilendirecektir.

Bebeğimin dişlerini ne zaman fırçalamaya başlamalıyım?


İlk süt dişinin sürmesi ile birlikte (ortalama 6. ay) bebeğinizin diş ve diş etleri parmağınıza doladığınız temiz bir tülbent, gazlı bez, piyasada satılan özel temizleme mendilleri veya parmak fırçaları ile yapılmalıdır.
Bir yaşından itibaren gazlı bez veya tülbent ile temizlemeyi bırakıp yaşına uygun bebekler için özel olarak tasarlanmış küçük başlı ve oldukça yumuşak diş fırçaları ve su ile veya fluoridsiz bebek diş macunu ile (NENEDENT—FİRST TEETH) ile diş ve diş etlerini temizleyebilirsiniz.

Bebeklerin dişleri ideal olarak günde iki kez fırçalanması gerekiyorsa da günde en az bir kere akşamları uyumadan önce mutlaka bebeğinizin dişlerini fırçalayın.

Bebeğim dişlerini fırçalarken çok ağlıyor, ne yapmalıyım?


Bebeklerin dişleri fırçalanırken ağlaması normaldir. Öncelikle sakin olun. Çocuğunuzun ağız bakımını en iyi şekilde yapmaya devam edin, yarıda kesmeyin. Bu bakım ancak sizin sayenizde amacına ulaşacaktır.

Süt dişleri ve bakımı


Bir bebek doğduğunda, neredeyse tüm süt dişleri oluşmuştur ancak dişetlerinin içinde saklıdır. Bebek yaklaşık 6 aylıkken bu dişler diş etini yararak sürmeye başlarlar. Bebeğiniz daha önce veya daha geç dişlenmeye başlayabilir. Normaldir.

Genellikle, alt ön iki adet süt dişi en önce sürer. Daha sonra, üst ön dört adet diş ve sonra alt ön iki adet diş daha gelir. Bebeğiniz 36 aylık olmadan toplam 20 adet süt dişine sahiptir.

Süt dişleri aralıklı olabilir. Bu aralıklar, kalıcı dişleri için yeterli yerin hazır olduğunun bir ifadesidir. Ayrıca, aralıklı süt dişlerinin temizlenmesi daha kolaydır.

Emzirme ve biberon kullanımının bebeğimin dişlerine etkisi nelerdir?


Emzirme bebeğinizin dişi için yaralıdır.

Meyve suyunu kesinlikle biberon ile içirmeyin.

Bir yaşına geldiğinde biberonu bıraktırın.
Bir yaşından sonra, öğün aralarında sadece su ve sade süt tüketmesine izin verin.

Meyve suyu ve aroma eklenmiş sütleri sadece öğünlerde tüketmesine izin verin. Meyve suyu ve aroma eklenmiş sütlerde yüksek miktarda şeker bulunmaktadır.

* Biberon Çürüğü

ERKEN ÇOCUKLUK ÇAĞI ÇÜRÜĞÜ (BİBERON ÇÜRÜĞÜ) 71 AYLIK VEYA DAHA KÜÇÜK ÇOCUKLARDA SÜT DİŞLERİNDE BİR VEYA DAHA FAZLA ÇÜRÜK, ÇÜRÜĞE BAĞLI KAYBEDİLMİŞ DİŞ VEYA DOLGULU DİŞİN OLDUĞU DURUM OLARAK TANIMLANMAKTADIR.


Biberonlar çocuğunuzun diş sağlığında sorunlara neden olabilmektedir. İçinde süt veya meyve suyu bulunan biberonun uzun süreli olarak dişlerle temasta olması diş çürüğüne neden olur. Bu durum biberon çürüğü olarak adlandırılır. Bebeğinizin dişlerinde çürük gelişir ve rengi koyulaşır. Bebeğinizi asla içinde süt veya meyve suyu bulunan biberonla yatağa yatırmayın. İçinde su bulunan biberonla yatmasına izin verebilirsiniz. Ağzında biberonla dolaşmasına ve gününü geçirmesine izin vermeyin. Bebeğiniz, biberondan bardak kullanımına geçmeyi, birinci doğum gününden önce öğrenmiş olmalıdır.

Bebekleri biberon çürüğünden nasıl koruyabilirsiniz?


Özellikle akşamları uyurken biberonlarının içine sudan başka bir şey koymayarak, diş fırçalama ve diş ipi uygulaması ile bebeklerin dişlerini temizleyerek, düzenli olarak diş ve ağız sağlığını kontrol ettirerek bebeklerinizi biberon çürüğünden koruyabilirsiniz.

Parmak veya emzik emme çocukların dişlerine zarar verir mi?


Parmak veya emzik emme, biberon kullanma gibi alışkanlıklar özellikle uzun süre devam edilirse probleme sebep olur. Çoğu zaman çocuklar bu tip alışkanlıklarını kendi kendilerine bırakırlar. Bazen de parmak emme alışkanlığı daimi dişlerin sürmesine dek sürdürülebilir. O zaman dişhekiminiz size alışkanlık kırıcı aparey önerir.

Çocuklar hangi sıklıkla muayne olmalıdır?


Çocuklar, diş çürüğü ve diğer dental problemlerin önlenmesi amacıyla rutin olarak altı ayda bir muayene olmalıdırlar. Bununla birlikte, her çocuğa farklı ağız ve diş sağlığı programı uygulayarak, onların ne zaman ve hangi sıklıkla kontrole gelmesi
gerektiğini belirlenir.

Çocuklar diş macunu ne zaman kullanmaya başlamalıdırlar ve miktarı ne kadar olmalıdır?


Çocuklar diş macunu ile 2-3 yaşları civarında tanıştırılmalıdır. Bu yaşlardan önce çocukların dişleri su ve diş fırçası kullanarak temizlenmelidir. Diş macunu kullanılmaya başlandığı zaman özellikle çocuklar için üretilenler tercih edilmeli ve çok az miktarda (Amerikan Pediatrik Diş Hekimliği Akademisi bu miktarı küçük bir bezelye tanesi büyüklüğü olarak tarif etmektedir.) kullanılmalıdır. Çocukların dişleri fırçalanırken, diş macununu tükürmeye teşvik edilmeli, yutmasına izin verilmemelidir.

Çocukların beslenme alışkanlığını diş sağlığını korumak açısından nasıl düzenleyebilirsiniz?


Çocuklarınızın; meyve, sebze, ekmek, kahvaltı gevreği, süt ve süt ürünleri, et, balık ve yumurta içeren dengeli beslenme alışkanlığı edindirin. Şeker ve nişastalı besinlerin tüketimini sınırlamak çocuklarınızın dişlerini çürükten korumanıza yardımcı olacaktır.

* Kalıcı Dişler


Çocuğunuz, 6. veya 7. yaşında süt dişlerini kaybetmeye başlar. Çocuğunuzun kalıcı dişlerinin sürmesi daha önce veya daha geç olabilir. Kalıtımsal olup tamamen normaldir. Çocuğunuzun kalıcı dişlenmesindeki sıra (simetri), ne zaman sürdüğünden daha önemlidir.

İlk önce alt ön kesici dişlerin sürmesi sık karşılaşılan bir durumdur. Bununla birlikte, ilk önce birinci azı dişlerinin (6 yaş azısı) sürmesi de normaldir.

Yirmi adet süt dişi yerine 32 adet kalıcı diş süreceği için, kalıcı azı dişleri, herhangi bir süt dişi ile yer değiştirmeden süt azı dişlerinin arkasından sürer.

Süt azıların yerine kalıcı küçük azılar yerleşir. Aynı şekilde, süt kesiciler yerine kalıcı kesiciler ve süt köpek dişi yerine kalıcı köpek dişi gelir.

Çocuğunuz 13 yaşına varmadan kalıcı dişlerinin çoğu ağız içinde yerini almış olur. Yirmi yaş dişleri (3. azılar) 17-21 yaşlarında sürerler. Yirmi yaş dişleri bazı bireylerde gelişmeyebilir veya geliştiği halde süremeyebilir. Bu durumda çekilmeleri gerekir.

Diş çürüğü nedir?


Diş çürüğü, ağız içindeki mikroplar (bakteriler), yiyeceklerden asit ürettiği zaman diş yüzeylerinde meydana gelen madde kayıplarıdır.bunlar oyuk ve çukurlardır(kavite). Diş çürükleri, çocuklarda en sık rastlanılan hastalıktır. İyi diş bakımı, çocuğunuzda diş çürüğü gelişimini engelleyecektir.

Çocuğumun dişlerine en iyi nasıl bakarım?



Ağız bakımı, çocuğunuz doğduğu andan itibaren başlamalıdır. Bebeğinizin bir kaç süt dişi ağız içinde belirene kadar, dilini, diş etlerini ve yanaklarını, işaret parmağınıza doladığınız nemli ve temiz bir bezle, günde en az bir defa (yatmadan önce önerilir) temizleyin.


Bebeğinizin ağız bakımını doğumdan itibaren başlatarak, hem ağzı ve diş sağlığını korumuş olacak hem de ağzının içinde oluşacak değişimleri fark edebileceksiniz.


Ağız içinde birkaç diş mevcutken bile bez ile temizleme uygun bir yöntem olarak kabul edilebilir. Ancak dişlerin diş eti ile birleşimlerinin özellikle silinmesi gerekir. Bu bölgelerde plak birikimi olmaktadır. İki ve daha fazla dişin birbiriyle temasta olması (3-6 yaş) etkin bir diş fırçalama ve diş ipi kullanımı için yeterlidir.

Çocuğum çürük riski altında mı?


Çocuğunuz, aşırı miktarda şekerli gıda (kuru üzüm, kurabiye,büskivi ve şeker gibi) ve şekerli içecek (meyve suyu, kola ve tatlandırılmış içecekler gibi) tüketiyorsa diş çürüğü gelişme riski yüksektir.

Çocuğunuz, aşırı miktarda şekerli gıda tüketmenin dışında; düşük kilolu veya erken doğdu ise, sağlığı özel bakım gerektiriyorsa, dişleri üzerinde beyaz veya kahverengi noktalar varsa, diş hekimi kontrolü altında değilse çürük riski altındadır.

Beslenmenin çocuğumun dişleri üzerinde etkileri var mıdır?


Evet. Tatlı, yapışkan gıdalar ve öğün arası abur cubur tüketiminden kaçınmak gereklidir. Tatlı abur cuburların çocuğunuz tarafından öğün aralarında tüketilmesine izin vermeyin. Öğünleri ve öğün aralarını düzenleyin. Fazla abur cubur gıda tüketimi diş çürüğüne neden olmaktadır. Nişastalı ve şekerli gıdalardan kaçının. Cips, kurabiye, şeker, pasta, çikolata vb. gıdaların öğün aralarında tüketimi diş çürüğünü artıracaktır. Bir gıda çocuğunuzun dişine yapışıyorsa o gıda diş çürüğü de yapacaktır. Şekerli ve yapışkan gıdaları satın almayı bir daha düşünün.

• Diş dostu yiyecekler (Diş çürüğü yapmayan yiyecekler)


Taze sebzeler ve meyveler, peynir ve krakerler diş dostudur. Çocuğuna her zaman diş dostu gıda yedirmeniz mümkün değildir. Çevresinde, okulda pek çok arkadaşı abur cubur tüketecektir. Çocuğunuzun, en az miktarda abur cubur gıda tüketmesini sağlamak için, evinizde sadece sağlıklı ve besleyici gıdalar bulundurun. Aşırı şekerli gıdaların tüketimini sadece öğünlerle sınırlayın. Çocuklarınız gün içinde her zaman su tüketebilsin. Bol sebze ve meyve tüketimini destekleyin. Atıştırmak isteyen çocuğuna peynir önerin. Meyve suyu ve kolalı gıda yerine süt veya su verin. Floridli diş macunu ile dişleri fırçalayın.

*Parmak-Emzik Emme


Çocuklarda parmak veya emzik emme normaldir. Çoğu çocuk bu alışkanlığı 4 yaşına varmadan önce bırakır ki bu süre dişlere bir zarar vermez. Dört yaşını bitirdiği halde alışkanlığını devam ettiren çocukların bir çocuk diş hekimi tarafından muayene edilmeleri gerekir. Yine de çoğu çocukta, ön dişlerin sürdüğü 6. yaşa kadar emme alışkanlığı hakkında endişelenmeye gerek yoktur.
Altı yaşında olmasına karşın hala uzun süreli ve kalıcı emme alışkanlığı devam eden bir çocuğun üst ön dişleri dışa itilir, alt dişleri içe eğilir, alt ve üst çene uyumu bozulur ve damak bölgesi daralır.

Çocuğumu diş hekimine götürmeye ne zaman başlamalıyım?
Çocuğunuz ilk yaşına vardığında ilk hekim deneyimini yaşamalıdır. Böylece ileriki yaşlarında diş hekimi koltuğunda kendini rahat hissedecek ve aynı zamanda düzenli ve kaliteli ağız-diş bakımı alışkanlığı kazanacaktır.

* Diş Fırçalama


Çocuğunuzun doğru ve etkin diş fırçalamayı öğrenmesi, olaya katılmanız ve sizlerin de düzenli olarak dişlerini fırçalaması ile mümkündür. Çocugunuz her konuda olduğu gibi bu konuda da sizi örnek alacaktır.


Çocuğunuz günde iki defa (kahvaltıdan sonra ve gece yatağa girmeden önce) dişlerini fırçalamalıdır.

Gece fırçalaması en önemli olanıdır ve ihmal edilmemesi gereklidir. Gece, tükürük akımı azaldığı için dişler çürüğe karşı daha duyarlı hale gelirler.
Çocuğunuzun dişlerini nasıl fırçaladığı başlangıçta önemli değildir. Bırakın bildiği gibi fırçalasın. Bitirdiğinde sıra sizdedir. Siz, ne kadar süre fırçaladığınızla değil ne kadar doğru yaptığınızla ilgilenmelisiniz. Yöntemi algıladığınız zaman çok kısa bir sürede diş fırçalama işini tamamlayacaksınız.

Çocuklar dişlerini nasıl fırçalamalıdır?

" Dişlerinizi kapatıp, yuvarlak hareketlerle ön dişlerinizin görünen yüzlerini fırçalayın.
" Yine dişleriniz kapalı iken yuvarlak hareketlerle her iki taraftaki arka dişleri de fırçalayın.
" Ağzınızı açıp, arka dişlerinizin çiğneyici yüzeylerini ileri geri hareketlerle fırçalayın.
" Alt ve üst arka dişlerinizin iç yüzeylerini süpürme hareketi ile fırçalayın.
" Alt ön ve üst ön dişlerinizin arka yüzeylerini ancak diş fırçasını dik tutarak fırçalayabilirsinizzenli olarak diş hekiminize kontrol ettirin.


Diş ipi ile dişlerin birbirine değen yüzeylerindeki (ara yüz) plak uzaklaştırılmış olur. Dişlerin ara yüzlerini diş fırçalaması ile temizlemek mümkün değildir. Diş ipi kullanımının, çocuğunuzun diş bakımının bir parçası olmasını sağlayın. Diş ipini, çocuğunuzun ağzında hala diş macunu mevcutken kullanırsanız dişlerin ara yüzlerine de floridin ulaşmasını sağlarsınız.

*Diş Macunu

Çocuklarda hangi diş macunu kullanılmalıdır ?

İçerisinde mutlaka florür içeren bir diş macunu kullanılmalıdır. Eğer içerisinde flor yoksa diş macunu kullanmanında bir anlamı yoktur. Üzerlerini okuyarak çocuğunuzun yaşına uygun olanı seçin.

Diş macunlarında neden flor olmalıdır ?

Diş macunu yapısında bulunan flor diş minesine katılarak dişleri güçlendirmektedir. Ağızda oluşan bakteriler diş minesi üzerindeki florürün çözülmesine neden olurlar. Diş macunundaki flor diş minesi tarafından tekrar alınarak dişlerin çürümesi önlenmiş olur.

Çocuklar diş macunu yutarsa ne olur ?

Bu önemli bir konudur. Anne ve babalar çocukların diş macununu yutmaması konusunda uyarlamalı onlara diş fırçalama alışkanlığını kazandırırken yanlarında bulunmaları önemli bir konudur. Diş macunun içerisindeki flor yararlı olabildiği gibi fazlaca yutulması durumunda ise flor zehirlenmesi gerçekleşebilir.

Çocuklar diş macunundan zehirlenir mi ?

Bir tüp macunu yutarsa zehirlenir. Diş fırçasına sıkılacak leblebi büyüklüğündeki macundan kesinlikle zehirlenme olmaz. Çocuk diş macunlarındaki flour miktarı bu yüzden yetişkinlere göre daha azdır.

Çocuğumun diş macununu yutmasından korkuyorum ?

Eğer böyle bir korkunuz varsa çocuğunuz diş macununu yutmayacak yaşa gelene kadar diş macunsuz bir şekilde fırçalama işlemini yapabilirsiniz.

*Diş Fırçaları


Elle kullanılan diş fırçaları


Temel kriter, fırçanın kıllarının yumuşak olmasıdır. Sert kıllı diş fırçaları diş eti hastalıklarına neden olmaktadır. Diş fırçasının baş kısmının büyüklüğü, aynı anda bir ila iki dişi fırçalayacak ve ağız içine kolaylıkla sığacak büyüklükte fırca kıl demetleri düz olmalıdır. Bu nedenle bebekler veya çok küçük çocuklar için küçük başlı fırçalar satın alınmalıdır.
Diş fırçaları en geç 4 ay içinde değiştirilmelidir.

Güçlendirilmiş diş fırçaları

Güçlendirilmiş diş fırçalarının elle kullanılan fırçalara üstünlükleri var mıdır?

Her zaman değil. Ağız ve diş sağlığının sürdürülebilmesi için diş fırçasının doğru ve etkin kullanımı anahtar noktadır. Bununla birlikte güçlendirilmiş diş fırçalarının kullanımı, artirit vb. gibi hastalıkları olanlarda, yaşlılarda, fiziksel engellilerde, ortodontik tedavi görenlerde ve dişleri çapraşık ve düzensiz olanlarda tercih edilmektedir.


Bununla birlikte, diş fırçalama alışkanlığı yetersiz olanlarda motivasyonu sağlamak amacıyla belirli bir süre kullanımı önerilebilir. Güçlendirilmiş diş fırçalarının, özellikle uzun süreli kullanımla (en az 4-6 ay) plak miktarını azalttığı ve diş eti hastalıklarıyla daha iyi savaştığı belirtilmiştir. Dişlerde renklenmeyi azaltır veya yok eder.

• Sonik tip: Dakikada 30,000-40,000 fırçalama darbesi yaratır (elle kullanılan diş fırçaları ile dakikada yaklaşık 300 fırça darbesi yaratılabilir). Diş fırçası kılları, diş hekiminin önerdiği ileri ve geri hareketi oluşturacak şekilde döner. Ek olarak, fırçadan dişlerin arasına ve diş etinin altına ulaşacak şekilde su yönlendirilerek temizleme sağlanır. Sadece sonik diş fırçası bu özelliğe sahiptir.

• Elektrikli tip: Dakikada 3,000-7,500 fırçalama darbesi yaratır. Bazı elektrikli diş fırçalarının baş kısmı dönme hareketine ek olarak nabızsal harekete de sahiptir. Böylelikle, diş eti iltihabının azaldığı ve uzaklaştırılan plak miktarının arttığı ifade edilmektedir.

*Floridli gargaralar

Dişlerin yüzeyini diş çürüğünü önleyen florid bileşiği ile kaplarlar. Bu ürünler, diş çürüğü kolaylıkla gelişebilen bireyler için uygundur. Yedi yaşından küçük çocuklarda kullanılması önerilmez. Bir çocuk diş hekimine danışarak uygun ürünü öğreniniz.

Ağız çalkalama suları


Nefes tazelerler ancak dişleri temizlemezler. Alkol içerenlerinin kullanımı, kolaylıkla yutabilecekleri için 6 yaşından küçük çocuklarda uygun değildir.

Florid ve su

Çocuğunuz dişlerinde çürük gelişimini önlemek için diş fırçalamadan fazlası gereklidir.

. Florid nedir?

Florid su kaynaklarında bulunan bir bileşiktir. Florid, diş çürüğünü önler ve erken evre diş çürüğünü iyileştirir. Florid, diş çürüğüyle iki yolla savaşır. Diş minesini güçlendirerek asit ataklarına karşı daha dirençli olmasını sağlar. Aynı zamanda asit ataklarından zarar görmüş mineyi tamir edebilir. Florid diş çürüğünü tamir edemez, ancak yeni çürük oluşumunu engelleyebilir.

. Florid ve su kaynakları

Çeşme suyu başlıca florid kaynağıdır. Ancak şişelenmiş su tüketen çocuklar yeterince florid tüketemeyebilirler. Çünkü bu ürünlerde genellikle florid oranı düşüktür. İçme suyundaki florid düzeyini, yerel otoritelerden, halk sağlığı birimlerinden, çocuk doktorunuzdan öğrenebilirsiniz. Günümüzde kabul edilen uygun florid dozu 0.7-1.2 ppm'dir. Kuyu suyu veya kaynak suyu kullanıyorsanız florid düzeyini bir laboratuarda test ettirmeniz gerekir.

. Florid üzerindeki anlaşmazlıklar

İçme suyuna florid eklenmesinin zararlı ve tehlikeli olduğu yönünde haberler duymuş olabilirsiniz. Bununla birlikte, yapılan çalışmalar, diş çürüğünü önlemede hala en etkin yöntemin içme suyuna florid eklenmesi olduğunu ifade etmektedirler. Her kimyasal maddede olduğu gibi florid için de güvenlik sınırlarının mevcut olduğu unutulmamalıdır.

. Çocuğunuzun florid gereksinimi

Altı aydan küçük bebeklerin ek floride ihtiyacı yoktur. İlk altı aylık kontrol, bebeğinizin florid ihtiyacını bir sağlıkçı ile irdeleyebileceğiniz önemli bir dönemdir.
İçme suyu florid düzeyi düşük olan bir bölgede yaşıyorsanız, diş hekiminiz 6 ayını doldurmuş bebeğinize florid tableti veya florid içeren bir vitamin önerebilir. Önerilen floridin dozu bebeğinize özel olarak belirlenmeli ve bebeğiniz büyüdükçe dozu ayarlanmalıdır. Önerilen floridin 6 ay-16 yaş arası düzenli olarak kullanılması gerekir.

Unutmayın, içme suyu florid konsantrasyonu düşük olan bölgelerde yaşayan veya florid konsantrasyonu düşük şişelenmiş sulardan tüketen bebekler ve çocuklar ek floride gereksinim duyarlar.
Peki bileşiminde florid bulunan diş macunları, gargaralar vb. ürünler ne olacak? Bu ürünlerin kullanımı için size birkaç öneri:

• Üç yaşından küçük çocuklar etkin tükürme yapamadıkları için, diş fırçalama sırasında gereğinden fazla diş macunu yutabilirler. Bu nedenle, diş fırçalama sırasında yardıma ihtiyaçları vardır.

• Üç yaşından büyük çocuklar için üzerinde kabul onayı bulunan floridli bir diş macunu kullanabilirsiniz.
• Çocuklar her bir diş fırçalamada, diş fırçası üzerine bir bezelye tanesi kadar diş macunu sürmelidirler. Diş fırçaladıktan sonra kalan macunu tükürmelidirler.

• Altı yaşından küçük çocuklar floridli gargaraları kullanmamalıdırlar. Bununla birlikte, daha büyük ve diş çürüğü riski yüksek çocuklarda bu gargaraların kullanımı diş çürüğünü önlemede yarar sağlamaktadır.
İçme suyundan yeterli düzeyde florid alan ve düzenli olarak floridli bir diş macunu ile dişlerini fırçalayan 3 yaşından büyük bir çocuğun diş çürüğü riski düşüktür. Diş macunu dışında florid içeren herhangi bir ağız bakım ürününü kullanmadan önce diş hekiminize danışın.

Florid dozaşımı

Sekiz yaşından önce alınan aşırı miktarda florid kalıcı dişlerde, renklenme ve yapısal bozukluklara (mine florozu) neden olmaktadır. Mine florozu, çoğunlukla, içme suyu florid konsantrasyonu yeterli ve günlük diş fırçalaması düzenli olup gereksiz yere ek florid kullanan çocuklarda oluşmaktadır. Floridli diş macunu ve gargaraların yanlış kullanımı da daha nadir karşılaşılmakla birlikte floroza neden olabilmektedir.

Oldukça nadir gözlenmesine karşın, kısa bir süre içinde aşırı miktarda florid tüketilmesi florid zehirlenmesine neden olmaktadır. Belirtileri, bulantı, kusma, ishal, karın ağrısı, tükrük miktarında artış veya susama hissidir. Belirtiler, florid alındıktan 30 dakika sonra başlar ve 24 saat sürebilir. Çocuğunuzun aşırı florid tükettiğinden şüpheleniyorsanız 112 Acil'i arayınız.

Floridli ürünlerin çocuğunuzun erişemeyeceği yerde veya kilitli olduğundan emin olunuz. Çocuğunuzu floridli diş macunu ile dişlerini fırçalarken veya floridli bir ürün kullanırken mutlaka gözleyiniz
Ailenin her bir bireyi, diş sağlığına özen göstermelidir. Diş çürüğü bulunan aile bireyi, bebek ve çocuklara diş çürüğü yapıcı mikropları geçirebilir.

Dişler günde iki defa fırçalanmalıdır. Yetişkinler ek olarak günde bir defa diş ipi kullanmalıdırlar. Ailedeki her birey yılda iki kez diş hekimi kontrolüne gitmelidir. Diş hekimi, çocuğunuza doğru diş fırçalama yöntemini göstermelidir.

*Çocuklarda Süt ve Kalıcı Dişlerin Tedavisi

Çocuklarda süt ve kalıcı dişlerin tedavisini gerektirecek pek çok neden vardır.

Diş çürüğü (caries), kırık ve/veya çatlak dişler (travma), dişlerin küçük veya biçimsiz görünmesine neden olan gelişimsel bozukluklar ve belirgin renklenme bunlardan en önemlileridir.
Süt dişleri, kalan sağlıklı doku miktarına bağlı olarak dolgu veya kron ile tedavi edilebilirler.

Kalıcı dişlerle karşılaştırıldığında, süt dişleri küçüktür ve mine (dişin dış yüzeyi) ve mine altındaki dentin tabakasının kalınlığı daha azdır. Bu nedenle süt dişlerine kron, daha sıklıkla uygulanmaktadır.

Süt dişlerine dolgu veya kron uygulanması, dişin zamanından geç düşmesine neden olmaz.
Çocuklarda kalıcı dişlerde dolgu işleminin yetişkinlere uygulanan dolgu işleminden bir farkı yoktur. Bununla birlikte, kron uygulaması çok farklıdır. Çocuklarda uygulanan paslanmaz çelik kronlar tek seansta bitirilmektedir. Yetişkinlerde ise kron uygulaması birden çok seansta tamamlanmaktadır.

• Lokal anestezi


Hekiminiz, çocuğunuzun dişetine veya yanağının iç kısmına, jel ya da merhem sürecektir. Daha sonra, lokal anestezi yaparak, dolgu yapılacak dişi ve dişi çevreleyen bölgeyi uygun bir süre için uyuşturacaktır.

• Endişe (anksiyete) ile başa çıkma


diş hekimleri, çocuğunuzun sadece dişleri ile ilgilenmezler. Çocuğunuzun bakımına ve sağlığına odaklanırlar. Çocuğunuzda gelişen endişeyi veya tedavi sırasında oluşabilecek herhangi bir zor durumun aşılmasını kolaylaştırırlar.

Genellikle "anlat, göster, uygula" yöntemini kullanırlar. Çocuğunuzu yatıştırmak amacıyla sakin bir ses tonu kullanırlar. "Olumlu güçlendirme" yöntemleri, çocuğun davranışlarını şekillendirebilmekte ve tedaviyi kabullenmesine yardımcı olabilmektedir.

Çocuklarda uygulanan tedaviler

1) Dolgu


Süt ve kalıcı dişlere metal (amalgam) veya plastik (kompozit, cam iyonomer, rezin modifiye cam iyonomer) esaslı dolgular uygulanabilir.

• Metal esaslı dolgular
amalgam 150 yılı aşkın bir süredir dolgu malzemesi olarak kullanılmaktadır. Çocuklarda kullanımı kolaydır. Plastik esaslı dolgulara göre yapımı daha kısa sürede tamamlanır. Diş çürüğü dişin pek çok yüzeyini kapsıyorsa ve/veya diş çürüğü arka iki dişin birbirine bakan iki yüzeyinde ise plastik esaslı dolgulara göre daha güvenilirdir.

İçeriğinde bulunan civa nedeniyle endişe duyulmakla birlikte, herhangi bir hastalığa neden olduğuna dair bilimsel olarak kanıtlanmış bir veri yoktur.

• Plastik esaslı dolgular
Diş rengindedirler. Diş dokularına bağlanırlar. Florid salan plastik esaslı dolgular bulunduğu dişte çürük gelişimini önleyebilir. Yapımları daha karmaşık olduğu için çocuğunuz hekim koltuğunda daha fazla oturacaktır.

Tedavi edilmeyen süt dişi çürükleri, ağrı, kötü koku, diş apsesi, yüz enfeksiyonu, çiğneme zorluğu, beslenme bozukluğu ve çirkin görüntüye yol açar.

Bu dönemdeki tedavi edilmeyen diş bozuklukları, ileride diş çarpıklığı, çene gelişiminde bozukluk ve genel sağlık problemlerine (romatizmadan kalp rahatsızlıklarına kadar) sebep olabilecektir.

Dolayısıyla süt dişlerindeki çürükler, "nasıl olsa yerine yenileri gelecek" yanılgısına düşmeden tedavi edilmelidir.

Süt dişlerindeki çürükler; ağrı ile çocuğun çok küçük yaşlarda tanışmasına ve gelecekte bazı fobileri olmasına neden olabilir. Ayrıca bu çürükler süt dişlerinin çok erken kaybına neden olabilir ve bu da süt dişlerin daimi dişlere sürme rehberliği yapmasına engel olur.

2) Metal Kronlar


Halk arasında kaplama olarak bilinen kron, dişe benzeyen ve tüm diş yüzeyini bir şapka gibi örten tedavi şeklidir. Yaygın ve derin çürüğü olan dişler ile yaygın doku harabiyeti olan dişlerde tercih edilen bir uygulama şeklidir.

Süt dişleri için, önceden şekillendirilmiş paslanmaz çelik kronlar tercih edilir. Elli yıldır çocuklarda kullanılan bu tip kronları yerleştirmek kolaydır. Amalgam bir dolgunun yapımı için gerekli zamanın yarısı kadar sürenin yeterli olduğu ifade edilmiştir. Tüm diş yüzeyini kapladığı için diş çürüğü gelişimini engeller.
Çocuğunuz, kron yerleştirildikten sonra 24 saat sürebilecek hafif şiddetli bir ağrı hissedebilir. Hekiminizin önereceği bir ağrı kesici ile sorun çözülebilir. Ağrının uzun sürdüğü ve/veya şiddetlendiği durumlarda hekiminize tekrar başvurmalısınız.

3) Pulpayı İlgilendiren (endodontik) Tedaviler

Pulpa dokusu, dişin ortasında yer alan damar ve sinirleri ifade eder. Bu doku, dişe gerekli oksijeni ve besini sağlar. Pulpa, travma, diş çürüğü veya başka bir nedenle etkilendiğinde dişin ağız içinde korunması amacıyla endodontik tedavi uygulanır. Bu tedavinin uygulanacağı dişte, genellikle ağrı ve ısı değişimlerine hassasiyet mevcuttur.

Endodontik tedavinin şekline, pulpanın etkilenme derecesine göre karar verilir. Çocuğunuzun ağrı hikayesi, dişinin muayenesi ve röntgen sonuçları belirleyicidir.. Cansız (devital) pulpa tedavisinde hastalıklı pulpa kalıntıları uzaklaştırılır ancak kalan diş dokuları işlevine devam eder. Her iki yöntem ile tedavisi mümkün olmayan dişler çekilir. Endodontik tedaviler süt dişlerine de uygulanmaktadır.

Endodontik tedavinin şeklini, pulpanın sağlık derecesi belirler. Canlı (vital) pulpa tedavisinde (amputasyon) pulpa korunur . çürük doku dişin sinirine(pulpasına) yakın ise dişin pulpa odasındaki damar sinir paketi çıkarılır, özel dolgu malzemeleriyle kapatılır.amputasyon işlemi lokal anestesi altında yapıldığı için işlem ağrısızdır.

çürük sinire ulaşmış iltihaplanmaya ya da dişin canlılığını yitirmesine sebep olmuşsa o zaman kanal tedavisi yapılır. süt dişlerinle kanal tedavisine; çocuğun yaşı ve süt dişi köklerinin rezorbsiyon (doğal yollarla kök ucunun kısalaması) durumuna göre karar verilir.

• Kök Kanalı Tedavisi (yoksa diş çekimi mi?)

Hekiminiz, "diş çekimi ve yer tutucu tedavisi mi? " yoksa "kök kanal tedavisi ile dişin ağız içinde tutulması mı? " sorularını ebeveyn ile birlikte tartışacak ve gerekli tedavi şekline karar verecektir.
Eğer çocuğunuzda ciddi sağlık sorunları (kanser tedavisi, kalp hastalığı vb.) mevcut ise hekiminiz kök kanal tedavisi yerine dişin çekimine karar verecektir. Eğer çocuğunuzda herhangi bir sağlık problemi yok ise ve dişin çekilmesi çocuğunuzun yemek yeme ve konuşma becerilerini etkileyecek ise hekiminiz kök kanal tedavisini tercih edebilecektir.

• Endodontik Tedaviden Sonra

Çocuğunuz tedavi seansları arasında ve tedavi tamamlandıktan sonra ağrı hissedebilir. Rahatsızlık ve ağrı hissi kısa sürelidir ve ağrı kesiciler ile kontrol edilebilir.


4) Süt Dişlerinin Çekimi

Bütün süt dişleri belli bir yaşta yerlerini daimi dişlere bırakırlar. Daimi dişler alttan çıkmaya başlayıp üstteki süt dişini eritirler.

Süt dişleri zamanından önce çekilirse kalan dişlerin çekim boşluklarına doğru hareketleri yüzünden daimi diş için gerekli olan mesafe daralır. Daimi diş ya hiç süremez ya da bulduğu ilk boşluktan düzensiz bir şekilde sürer. Bu çene bozukluklarına, çapraşık dişlere sebep olur


5) Yer Tutucular

Erken süt dişi kayıplarında boşlukların korunması alttan gelecek daimi dişlerin yerinin korunması anlamına gelir. Diş çürüğü veya travma nedeniyle çocuklar süt dişlerini zamanından önce kaybedebilirler. Bu durumda hekiminiz yer tutucu önerir. Çocuğunuzun ileriki yaşlarında düzgün bir diş dizisine sahip olması için daimi dişin yerinin korunması gerekir.

.• Yer tutucu

Çocuğunuzun ağzına göre uyumlandırılmış veya hazırlanmış metal veya plastik malzemeden hazırlanmış hareketli takıp çıkarılan ya da sabit dişe yapıştırılan apareylerdir. Küçüktürler ve görünüşleri rahatsız edici değildir. Çocuklar, ilk birkaç günden sonra varlıklarına alışırlar.

• Yer tutucunun görevi nedir?


Kaybedilen süt dişinin bıraktığı boşluğu Daimi diş sürünceye kadar korurlar. Sabit yer tutucular Daimi diş geldiğinde kolaylıkla çıkarılır. Hareketli yer tutucularsa akrilik plakadan aşındırma yapılarak uyumlanır.

• Yer tutucular özel bir bakım gerektirir mi?


yer tutucu bakımı için 4 kural vardır:
1.Sakız çiğnemeyin ve yapışkan gıda yemeyin,
2. Yer tutucunuzu dilinizle veya parmaklarınızla itip çekmeyin,
3. Yer tutucunuzu temiz tutun

4. fırçalayın,

Spor karşılaşmaları sırasında çocukların dişlerini nasıl koruyabilirsiniz?


Yumuşak plastikten yapılan ağız koruyucuları çocukların dişlerini, dudaklarını, yanaklarını ve dişetlerini sporla ilgili yaralanmalardan korumak için kullanılabilir. Her çocuk için özel olarak tasarlanan ağız koruyucuları, çocukların dişlerini, yüzünü hatta kafalarını ciddi travmalara karşı koruyacaktır.

Süt dişleri er ya da geç kendiliğinden düşmeyecek mi? Neden tedavi edilmeleri gerekiyor?

Evet düşecekler. Ancak, süt dişleri, çocuğunuzun etkin çiğneyebilme ve doğru konuşabilme becerilerini geliştirebilmesi için çok önemlidir. Süt dişleri kalıcı dişlerin ağız içinde doğru konumlanmasına yardımcı olmaktadır. Estetik bir gülüş sağlıklı süt dişleri ile sağlanabilir.

Süt dişinde oluşan bir çürük aynı zamanda enfeksiyon anlamına da gelmektedir. Süt dişinde gelişen enfeksiyonun çocuğunuzun genel sağlığını da kötü etkileyecektir.
Bu nedenlerle, süt dişleri, zamanı gelinceye kadar sağlıklı bir şekilde ağız içinde korunmalıdır. Çürüyen süt dişleri tedavi edilmelidir.

Bir süt dişinin kaybı kalıcı dişlerde nasıl bir soruna neden olur?

Erken süt dişi kaybında, kaybedilen süt dişinin boşluğuna komşu dişler eğilir ve mevcut yerin daralmasına neden olurlar. Aynı şekilde karşı çenedeki diş de boşluktaki yeri doldurmak için uzayacaktır. Bu durumda kalıcı dişlerde çapraşıklıklar meydana gelecektir. Ortodontik tedavisiz düzelmeyen sorunlar oluşabilecektir.

*Çocuklarda Koruyucu Uygulamalar

1) Florid uygulamaları


• Topikal florid uygulamaları


Diş yüzeyine uygulanan floridli ürünlerdir. Macun, gargara, jel ve vernikler bu grupta yer alır. Diş yüzeyine uygulanan florid yutularak bir miktar sistemik etki de göstermektedir. Fissür-pit örtücü uygulamasına ve floridli diş macunu kullanımına ek olarak diş hekiminiz yılda iki defa florid jeli uygulayarak, çocuğunuzda diş çürüğü gelişimi riskini düşürmüş olacaktır.

• Sistemik florid uygulamaları


İçme suyuna florid eklenmesi, floridli pastil, tablet ve damlalar, sofra tuzuna ve süte florid eklenmesi, multivitamin-florid kombinasyonları bu grupta yer alır.


2) Fissür-pit Örtücüler (fissür sealent)

Dişlerin çiğneyici yüzeylerindeki girinti ve çıkıntılara pit ve fissür adı verilir. Bu anatomik oluşumlar dar, ince ve derin yapılarından dolayı çoğunlukla diş fırçasının ulaşamadığı bölgelerdir. Etkili temizlenememelerinden dolayı bakterilerin de etkisi ile dişlerin bu bölgelerinde kolaylıkla çürük başlar. Pit ve fissür örtücüler, akıcı kıvamda dolgu malzemeleri olup bu bölgeleri kapatırlar ve dolayısı ile dişler çürükten korunmuş olur.

Pit ve fissür örtücüler (fissür sealant) ne demektir? Dişlere faydası nedir?

Fissür örtücü, diş çürüğü gelişme riskinin yüksek olduğu küçük azı ve azı dişlerinin çiğneyici yüzeylerini kaplayan şeffaf veya hafif renk verilmiş plastik esaslı bir malzemedir. Bu dişlerin çiğneyici yüzeylerinde oluklar ve çizgiler (fissür ve pit) mevcuttur. Bu oluk ve çizgilerin içinde gıdalar kolaylıkla birikmektedir. Diş fırçası ile bu olukların ve çizgilerin içinin temizlenmesi mümkün değildir. Bu nedenle, bu bölgelerde diş çürüğü kolaylıkla oluşmaktadır. Fissür-pit örtücülerle gıda birikimi dolayısıyla diş çürüğü gelişimi engellenmiş olur.

Anne-babalar çocuklarını diş çürüğünden nasıl koruyabilirler?


Anne-babalar çocuklarını, ilk süt dişlerinin sürmesi ile birlikte periyodik olarak kontrole götürmeleri gerekir. Böylelikle her çocuğa diş fırçalama, diş ipi kullanma, ve diğer tedavilerle ilgili olarak spesifik bir program önerir ve bu programı ebeveynlere ayrıntılı olarak anlatılır. Onlarla bu programı çocuklarına tatbik etmeleri konusunda işbirliği kurar. Böylece evde uygulanan bakım, periyodik kontroller, atıştırma tarzı yiyeceklerin sınırlı tüketilmesi ve dengeli beslenme ile anne-babalar çocuklarına hayatları boyunca yararlanacakları sağlıklı alışkanlıklar kazandırmış olurlar.

• Pit ve fissür örtücüler ne için kullanılır?

Genellikle çocuklarda diş çürüğünü önlemek için kullanılır. Azı dişleri ağız içinde görünür görünmez ve tükürük izolasyonunun sağlanabildiği her çocukta hemen uygulanmalıdır.

Çocuğunuzun diş çürüğü riski yüksek ise, diş hekiminiz çocuğunuzun küçük azı dişlerini de örtmek isteyecektir.

Diş hekimleri, süt azıların örtülmesini önermezler. Bununla birlikte, çok sayıda süt dişi çürüğü bulunan çocuklarda kullanılabilir. Aynı şekilde, diş çürüğü riski yüksek yetişkinler için de kullanılabilen bir koruyucu uygulamadır.

* Çocuklarda Röntgen Kullanımı


Röntgen, hekimler için değerli bir tanı aracıdır. Diş hekimleri,

• Çocuğunuzun dişlerinin nasıl sürdüğünü,

• Çocuğunuzun sürmemiş dişlerinin sayı, boyut ve kemik içindeki konumlanışlarını,

• Ağız ve diş yaralanmalarının takibini,

• Ağız ve diş hastalıklarının saptanmasını,

• Ortodontik tedavi planlamasını,

• Görsel muayene ile belirleyemediği sorunların araştırmasını,

• Kemik hastalıklarının tanımlanmasını röntgen aracılığıyla tespit ederler.

Çocuğunuza röntgen çekilmesi için belirli bir zaman veya dönem yoktur. Röntgen, çocuğunuzun bireysel ihtiyaçlarına göre alınır. Çocuğunuzda çok sayıda diş çürüğü ve dolgu varsa ve çürük riski yüksekse, hekiminiz, çocuğunuzdan, sorunu kontrol altına alana kadar, her altı ayda bir röntgen tetkiki isteyecektir. Çocuğunuz dişlerine ne kadar iyi bakıyor ve beslenmesine özen gösteriyorsa; o kadar az röntgen tetkikine gerek duyulacaktır. Gerekli olduğu halde yapılmayan röntgen tetkikleri, mevcut sorunun daha da kötüleşmesine neden olacaktır.

Hedeflenen amaca göre diş hekimi 5 tip röntgen tetkiki isteyebilir:


1. Isırma röntgeni: Arka dişlerin birbirine değen (bakan) yüzeylerinin incelenmesinde gereklidir. Genellikle başlangıç çürüklerinin belirlenmesinde tercih edilir.


2. Periapikal röntgen: Bir ile üç adet komşu dişin ve destekleyici dokularının incelenmesinde kullanılır. Bu röntgen tipi ile aynı zamanda süt dişleri altında gelişmekte olan kalıcı dişlerin durumu da irdelenebilmektedir. Apse ve diş eti hastalıkları da incelenebilir.


3. Panoramik röntgen: Tüm dişler, çene eklemi (temporomandibuler eklem-TME), üst çenede yer alan havalanma boşlukları (sinüsler) ve çene kemikleri incelenebilir. Ortodontik problemi veya kafa-yüz yaralanması olan çocuklarla fiziksel veya zihinsel engellilerde kullanımı tercih edilmektedir. Film ağız içine yerleştirilmediğinden kolay kusan veya küçük ağızlı çocuklarda kullanımı kolaydır.


4. Okluzal röntgen: aynı çenedeki çok sayıda dişin incelenmesinde tercih edilir. Panoramik film alınamayan durumlarda kullanılabilir.


5. Ortodontik röntgen (sefalometrik röntgen): Kafayı yandan gösteren bu filmde çenelerin büyümesi ve kemiklerin kafatası ile olan ilişkisi incelenir.


Diş röntgenleri, güvenlidir ve çocuğunuza en az miktarda radyasyon saçarlar. Tüm güvenlik önlemleri alındığında ve hızlı film kullanıldığında hastanın aldığı radyasyon miktarı azaltılmış olur. Çocuklarda kurşun önlükler veya koruyucularla tiroidler ve genital bölge korumaya alınmalıdır.

*Travma: Çocuklarda Diş Kırıkları


Çocuklarda diş travmaları, diş çürüklerinden sonra dişlerde meydana gelen en önemli zararları oluşturmaktadır. Aileler ve çocuklar için de en üzücü durumlardan biri travma nedeniyle dişin kırılması, yerinden çıkması ya da yer değiştirmesidir.


Diş travmalarında, olası zararlardan korunmak için travma şekli ve büyüklüğü nasıl olursa olsun, bilinç kaybı, kanama, denge kaybı, baş ağrısı, kusma, bulantı, konuşma bozukluğu gibi genel sağlık durumu ile ilgili bir problem yoksa en kısa sürede mutlaka bir diş hekimine başvurulmalıdır.
Travma durumunda öncelikle sakince dişe ne olduğu tespit edilmelidir. Çünkü yerinden çıkan diş veya diş parçası halen ağız içerisinde olabilir ve dikkat edilmezse çocuk dişi yutabilir ya da diş ters bir hareket nedeniyle çocuğun soluk borusuna kaçabilir. Çocuğun genel sağlık durumu, travmanın meydana geldiği yer ile ilgili diş hekimini doğru bilgilendirmek büyük önem taşır. Çocuğun allerji hikayesinin, akut ya da kronik bir rahatsızlığınının (kalp, şeker, böbrek vb) olup olmadığı, tetanos aşısının yapılıp yapılmadığı, yapıldıysa ne zaman yapıldığı konusunda hekime önceden bilgi verilmesi gerekir.


Travma sonrası oluşan diş kırıklarında kırığın büyüklüğü, konumu ve dişin sinirinin açığa çıkıp çıkmaması önemlidir. Özellikle diş kırığı ve dişin yerinden çıkması ile sonuçlanan diş travmalarının neden olduğu zararlardan korunmada en önemli noktalar, travmanın meydana gelmesiyle diş doktoruna başvuru arasında geçen süre ile dişin ya da kırık parçanın getiriliş şeklidir.



Süt Dişi Travmaları


Travma nedeniyle yerinden çıkan süt dişleri tekrar yerine yerleştirilmez. Süt dişlerinin yerinden çıktığı durumlarda dişin tekrar yerine yerleştirilmemesinin nedeni altta bulunan sürekli diş germine zarar vermemektir.


Travma sonucu süt dişleri kemik içerisine gömülebilirler ve ağız içerisinde diş görünmeyebilir. Aileler bu durumda dişin düştüğünü ancak dişi bulamadıklarını düşünebilirler. Bu durum radyografi ile tespit edildikten sonra düzenli aralıklarla dişin takibi önerilmektedir.


Travma nedeniyle süt dişlerinde kırık meydana geldiğinde öncelikle yapılması gereken diş röntgeni ile diş kökünde kırık olup olmadığının tespit edilmesidir. Eğer kök kırığı yoksa dişin kuronunda (ağızda görünen kısmında) meydana gelen kırığın boyutuna göre farklı tedaviler uygulanmaktadır. Diş pulpasının (sinirinin) açılmadığı küçük kırıklarda sivri kenarlar aşındırılarak veya kompozit dolgu ile kırık tamiri yapılarak dil ve dudakların yaralanması önlenebilir. Dişin sinir dokusunun açığa çıktığı komplike kırıklarda ise eğer çok kısa sürede (ilk 1-2 saat içerisinde) başvurulduysa, sinir dokusunda enfeksiyon gelişmediği düşünülerek bazı özel materyallerin uygulanmasıyla dişin canlılığını korumak mümkün olabilir. Ancak dişeti seviyesine çok yakın büyük kırıklarda çocuğun yaşına göre kanal tedavisi yapılarak yine diş ağızda tutulmaya çalışılır veya çocuk çok küçükse kanal tedavisi yapılamayacağı düşünülerek dişin çekimi gerçekleştirilir.

Daimi Diş Travmaları


Daimi dişlenme döneminde, dişlerin kuron ve/veya kök kırıklarıyla daha sıklıkla karşılaşılmaktadır. Travma ile diş hekimine başvuru arasında geçen süre, tedavinin başarısını etkileyen en önemli nedendir. Travma sonrası dişe ait kırık parça bulunabildiyse, hemen süt veya serum içerisine konularak mümkün olan en kısa sürede (ilk 1 saat içerisinde) diş hekimine başvurmak gerekir. Travma nedeniyle dişin pulpa (sinir) dokusu açılmadıysa kırık parça yapıştırılarak veya kırık parça bulunamadıysa estetik dolgu materyalleriyle kırık kısım tamamlanarak dişin tedavisi yapılır.



Travma sonucu dişin pulpa yani sinir dokusu açıldıysa öncelikle kanal tedavisi yapılıp kırık kısmın tedavisi daha sonra gerçekleştirilir.

Daimi dişlerde travma nedeniyle karşılaşılan diğer bir durum dişin tamamen yerinden çıkmasıdır. Böyle bir durumda, doğru koşullar sağlandığında, diş tekrar yerine yerleştirilebilir. Ancak yerine yerleştirilen dişin başarılı ve sağlıklı bir şekilde ağızda kalabilmesi için yerinden çıkan dişin en kısa sürede (en geç 1 saat içerisinde) ve uygun şekilde diş hekimine getirilmiş olması gerekir. Yerinden çıkan dişler için en ideal yöntem dişin hemen kaza yerinde tekrar yerine yerleştirilmeye çalışılması ve temiz bir mendil ya da gazlı bez ısırtılarak diş hekimine gelene dek dişin pozisyonunun korunmaya çalışılmasıdır. Ancak kaza şoku ve heyecanı içerisinde bunu yapabilmek anne-baba, öğretmen ya da kaza yerinde bulunan diğer kişiler için kolay olmayabilir. İkinci en uygun ortam ise dişin tükürük içerisinde muhafaza edilmesidir. Diş hekimine geliş sırasında, diş yanak içerisine azı dişler bölgesine konulabilir ancak çok korkmuş ve/veya ağlayan bir çocuğun dişi ağız içinde tutması güçtür. Bu nedenle en kolay yöntem dişin süt veya serum içerisinde hekime ulaştırılmasıdır. Yerinden çıkan diş kesinlikle kök kısmına dokunulmadan, kron kısmından tutularak akar soğuk su altında 10 sn. yıkanıp süt veya serum içerisine konulmalıdır.

SAKLAMA KOŞULLARINA DİKKAT!!!


Dişin kök kısmındaki dokular fazla hasar görürse dişin yuvasına tutunması mümkün olmaz. Bu nedenle kopan diş kök kısmı zarar görmeyecek şekilde tutulmalı ve suyla temizlendikten sonra süt ya da tükürük içinde travmaya maruz kalan kişiyle birlikte diş hekimine ulaştırılmalıdır.

İçerdiği besleyici maddelerle etkili bir taşıyıcı ortam bakımından avantajlı olan süt, kök liflerini 3 saate kadar korur. Tükürüğün ise dişlerde yıkayıcı ve tamponlama etkisi vardır. Eğer diş çocuğun ağzının içinde getirilecekse çocuk heyecan, korku, panik içinde dişini yutabilir, ağzından yere düşürebilir. Bu durumda diş bakteriyel kirlenmeye maruz kalır.



“ÇENEDE ZEDELENME VE KIRIK OLUP OLMADIĞI KONTROL EDİLMELİ”


Çocuk Diş hekimi travmaya maruz kalan kişinin çenesinde yumuşak doku, dudağında zedelenme, yaralanma, kanama ve çenede kırık olup olmadığını analiz eder. Amaç sadece dişi soketine oturtmak değildir. Çevre dokularda bütünlüğün sağlıklı olup olmadığını, hasar görüp görmediğini analiz edip incelemek, hasar varsa tedavisini yapmak gerekir. Diş soketine yerleştirildikten sonra iki komşu dişe sabitlenerek tutturulur. Burada amaç dişin fonksiyonunu yerine getirirken oynamamasıdır.
Sabitleme işinin ardından dişin bir süre takip edilmesi gerekir. Kontroller sırasında hastanın diş röntgeni çekilir. Diş hekimi çeşitli yöntemlerle dişin soket içerisindeki durumunu inceler ve tedavinin başarıya ulaşıp ulaşmadığına kanaat getirir.”

Avülse olan dişlerde dişin yuvasına oturtulmasından yaklasık bir hafta sonra kanal tedavisi yapılması gerekir.

Bebeğimin ya da cocuğumun dişleri için ne yapabilirim?


Çocuklarda süt dişleri aşağı yukarı 6-8 aylıkken sürerler. 2,5-3 yaşında çocuklarda 20 adet süt dişi vardır.
Süt dişlerinin görevi; çocuğun beslenmesinin, konuşmasının, görüntüsünün düzgün olmasını sağlamaktır. Ayrıca kalıcı dişlere yer tutmak ve sürerken onlara rehberlik etmektir. Süt dişi erken çekildiği zaman bu doğal yer tutuculuk ve rehberlik ortadan kalkmaktadır Süt dişlerinin erken kaybedilmesi çene yapısını ve diş dizimini bozar. Ayrıca çocuk rahat çiğneyemediği için beslenmesi ve gelişimi etkilenebilir. Bu nedenle süt dişleri değişme zamanına kadar çürüksüz olarak korunmalı,çürük varsa mutlaka tedavi ettirilmelidir.


Bebeklerde süt dişlerinin sürmesi sırasında genelde salya akıntısı, iştahsızlık, huzursuzluk, uykusuzluk, ishal, ateş, çene veya yüzde kızarıklık, hafif öksürük gibi sıkıntılar yaşayabilirler. Bu sıkıntılar dişler sürmeden 2-3 ay önce başlayabilir. Bunların ne olduğu ve ne kadar ağrı oluşturacağı konusu çocuktan çocuğa farklılık gösterir. Bu dönemde dişlerini kaşıyabileceği bir şeyler vermek en doğrusudur. Çok gerekli ise doktor önerisiyle ilaç verilebilir.
Süt dişleri normal dişlere oranla daha çok organik madde içerirler, bu nedenle kolay ve hızlı çürümeye yatkınlardır, "Nasıl olsa yerine yenileri gelecek" diye düşünülmemelidir.

Süt dişleri 6-7 yaşında değişmeye başlar. 6-13 yaş arası karışık dişlenme dönemidir. Bundan sonra süt dişleri yerini kalıcı dişlere bırakır.
6 yaş civarında süt dişlerinin en arkasından alt-üst çenede, sağ-sol dalmak üzere dört adet 1. büyük azı dişleri (6 yaş dişleri) çıkar. Çok erken yaşta çıktıkları için süt dişleri ile karıştırılabilir.

Halbuki ömür boyu ağızda kalan ve çiğnemenin merkezi olan ilk kalıcı dişlerdir. Bunların korunması gereklidir. Bu dişleri korumak için fissür örtücü denilen dişi çürüğe karşı koruyan uygulamalar yapılmalıdır.

*Gebelikte Diş Sağlığı

Gebeliğin ağız-diş sağlığı üzerine etkisi nasıldır?


Gebelik sırasında meydana gelen en önemli değişiklik östrojen ve progesteron hormonlarının seviyesinin yükselmesidir. Bu durumdişler üzerindeki plak birikiminin ve diştaşı oluşumunun artmasına, dolayısıyla diş ve dişeti problemlerine yol açmaktadır. Dişhassasiyeti,diş etlerinde kızarıklık ve kanama bu dönemde görülen başlıca problemlerdir.

Gebelikte dişeti hastalıklarının yanısıra, epulis (gebelik tümörü) olarak adlandırılan dişeti büyümeleri görülebilir. Bu büyüme hamileliğin sonlarına doğru veya hamilelikten sonra kendiliğinden iyileşmektedir. Ancak çiğneme ve ağız bakımı işlemleri sırasında rahatsızlık veriyorsa, alınması gerekebilir.

Gebelikte diş sağlığını etkileyen diğer bir faktör, anne adayının yaşadığı bulantı ve kusmalardır. Kusma sonrası ağız içinde oluşan asidik ortam dişlerde aşınmaya (erozyon) neden olabileceğinden gebelerin bu dönemde ağızlarını karbonatlı su ile çalkalamaları önerilmektedir.

Ayrıca halk arasında bebeğin kendisi için gerekli olan kalsiyumu annenin dişlerinden alarak, annenin dişlerinin çabuk çürümesine yol açtığı düşünülmektedir. Oysa diş gelişimi için gerekli kalsiyum annenin kemiklerinden temin edilmektedir. Bu nedenle annenin kalsiyum ve fosfor bakımından zengin gıdalarla beslenmesi oldukça önem arz etmektedir.

Çocuk diş dolgusu kaç para? Antalya çocuk diş?

Yönetmelik gereği internet ortamında fiyat bilgisi verilememektedir. Detaylar için lütfen bizimle iletişime geçin.

Esin YAMAN KILDIRAN Diş Hekimi

Hayallerinizdeki Gülümsemeyi Yakalamak İçin Bekliyoruz. .

“Site içeriğinde bulunan bilgiler bilgilendirmek içindir, bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.”

Türk diş hekimleri birliğinin disiplin yönetmeliği gereği bu site de merkezi, büyük, sessiz, temiz, en iyi diş hekimi, konusunda uzman, güler yüzlü, ilgili gibi terimlere yer verilmemiştir.

Yine Türk Diş Hekimleri yönetmeliğine uygun olarak vakaların öncesi sonrası resimleri konulmamıştır.