TEDAVİ

TEDAVİ

Diş tedavilerinde genellikle zamansız olan diş ağrıları nedeniyle diş hekimine gidilir. Bu süreç ne yazık ki zamanında yapılmayan ya da ertelenen diş bakımlarından kaynaklanabilmektedir.

Diş çürüğü, çoğu zaman kendisini çürümüş bir diş görüntüsü ile ele vermez. Bu süreç uzun bir zaman aldığından çoğu zaman çürüyen dişin farkına bile varılamaz. Uzun süre önce çürümeye başlamış ama farkında olmadığımız dişler, kendisini sıcak ve soğuğa karşı göstereceği hassasiyet ile ele verir.

Diş çürüklerinden kaynaklanan ağrılar, zamanla oluşacak diş kayıplarının da habercisi olabilir. Bu nedenle bu süreci tedavi aşamasında gerçekleştirebilmek dişleri kurtarmada en büyük avantajdır.

Diş ağrılarının kendisini gösterdiği aşamalarda uygulanabilecek tedavi artık dolgu için geç kalınmış Kanal Tedavisi aşamasına gelinmiş dişlerdir.

Dolgu Gerektiği nasıl anlaşılır?

Çürük olup olmadığını anlamak için birkaç yöntem vardır. Bunlar;

Muayene: bazen dişlerdeki renk değişiklikleri çürük belirtisidir. Diş hekiminiz sond denilen sivri uçlu aleti kullanarak bu renk değişiklerinin çürük olup olmadıklarını kontrol eder. Sağlıklı diş minesi serttir ve sondun yarattığı baskıya direnç gösterir. Çürük mine ise yumuşaktır ve alet hafifçe içine girer.

Caries dedektörü: Bu çürüklerde tespit amaçlı kullanılan boyadır.hastanın şüphelenilen dişlerine uygulanır. Boya çürük yerlere yapışır ve sağlam yerlerin üstünde kalmaz.

Röntgen: Röntgen diş hekiminin yüzeyde olmayan özellikle arayüz çürüklerini görebilmesini sağlar. Ama röntgende küçük çürükleri görülmez, ayrıca dolgular çürüğün görünmesini engelleyebilir.

Çürükler dışında doldu yapılması gereken durumlar:

-Çatlak veya kırık dişler

-kapanış sorunlarından dolayı aşınan dişler

-Tırnak yeme

-Diş gıcırdatma (bruksizm)

Dolgunun Adımları

Diş hekimi dolgu yapmadan önce o bölgenin ağız mukozasını sprey ya da jel şeklinde topikal anestezikleri kullanrak uyuşturur.ardından ilgili diş lokal anestezi uygulanarak uyuşturulur. Daha sonra diş hekimi döner aletlerle çürüğü temizler.

İlk önce diş hekimi yüksek hızlı sulu çalışan aeratör adı verilen bir döner alet yardımıyla sert mine tabakasını kaldırır. Aeratör ile hassas bir şekilde çürüğü temizleyerek, dolgunun yerleştirileceği alanı belirler. Diş hekimi dişin ikinci tabakası olan dentine ulaştığında daha düşük hızda bir angldruva kullanmaya başlar, çünkü dentin tabakası mineye göre daha yumuşaktır.

Temizleme aşamasında diş hekimi el aleti kullanarak çürüğün hepsinin temizlenip temizlendiğini kontroleder.
çürük tamamen temizlendiğinde, diş hekimi boşluğu şekillendirerek dolguya hazırlar.

Her değişik dolgu için değişik şekillendirmeler gerekir. Diş hekimi dişin sinirini korumak için baz veya örtücü kullanabilir. Baz veya örtücü kompozit reçine, cam ionomer, çinko oksit, eugenol veya kalsiyum esaslı başka bir maddeden yapılabilir. Bazı materyaller dişi çürükten korumak için fluorid salgılarlar.

Eğer diş hekimi kompozit dolgu yerleştirecekse önce asit jeli kullanarak dişi hazırlaması gerekebilir. Asitleme dişin yüzeyinde (özellikle mine tabakasında) minik gözenekler açar. Bu gözenekler dolgunun dişe sıkıca yapışmasını sağlar. Bugünkü gelişmeler kullanılan fosforik asidin kullanımına gerek bırakmayan tek aşamalı ajanlar çıkartmıştır ama kompozitlerde fosforik asidin oluşturduğu pürüzlenmeyi elde edemedikleri yönünde tartışmalar hala mevcuttur.

Sonrasında kullanılan bonding ismi verilen materyal ise kompozit reçine ile diş dokularının birbirine bağlantısını sağlar, doğru uygulandığında mikro sızıntıya engelleyerek dişin çürümesini de engeller. Bunun üzerine de kompozit dolgu maddesi bir hamur halinde tüplerden çıkartılarak spatül vasitasıyla diş yüzeyine uygulanır ve sertleşmesi için mavi led veya halojen ışık kullanılır, bunlar belirli bir dalga boyunda ışıklardır ve kompozitin içindeki aktivatörleri polimerize ederek süreci başlatırlar.

Dolgu yerleştirildikten sonra diş hekimi gereken düzeltmeleri yapıp yine döner aletlere takılan fırçalar kullanarak dişi cilalar ve diş minesi gibi parlatır.

*DOLGU ÇEŞİTLERİ

1) Amalgam Dolgular

Amalgam dolgular, gümüş dolgular olarak da bilinir. Amalgam, gümüş, kalay ve bakır alaşımının civa ile karıştırılması sonucu elde edilir. Amalgam dolgular yaklaşık 150 yıldır kullanılmaktadır.

Amalgam Dolgu Zararlı mıdır?

Özellikle son zamanlarda daha sık tartışılan bir konu olan amalgam dolguların insan vücuduna zararları hakkında Dünya Diş Hekimleri Birliği (FDI) ve Amerikan Diş Hekimleri Birliği (ADA) bilimsel verilere dayanan raporlar hazırladı.

Bu raporlara göre 6 yaş ve daha büyük kişilerde, ağızda amalgam dolgu bulunması ile vücutta hastalık olma riski arasında anlamlı bir bağ bulunmadı.

Yapılan farklı 2 araştırmada, 6 yaş ve daha büyüklerde, amalgamın kullanımı ile ilişkili olarak herhangi bir nörolojik (sinirsel-beyinsel) sorun ve böbrek sorunu bulunamamıştır.

Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), yaptığı bilimsel araştırmalar sonucunda dental amalgamdan açığa çıkan civa buharının 6 yaş ve daha yaşlı bireylerde civa ile ilişkilendirilebilecek yan etkiye neden olmadığına karar vermiştir.

Dental amalgam ile 6 yaş altı çocuklarda oluşan civa günlük dozu, günlük tahmini oluşan dozdan daha düşüktür.
Dental amalgamdan oluşan annenin sütündeki civa buharının bebek için bir risk oluşturmadığına karar vermiştir.

Bütün bu bilimsel kanıta dayalı çalışmalar Dental amalgamın sağlık için güvenli olduğunu oraya koymaktadır.

Elbetteki gelişen teknoloji ile kompozit dolgular ile amalgam dolgular gibi dayanıklı sonuçlar estetik olarak elde edilebilmektedir. ancak ağızda hiç bir sıkıntısı olmayan – altta çürük oluşmamış, kenarlarında aşınma ya da kırılma olmayan vs- amalgam dolguların, civa endişesi ile değiştirilmesine gerek yoktur.

Amalgam dolgular zaman içinde genleşir ve metal yorgunluğuna tabi olup kırılırlar. Bu durumda koruma özelliklerini kaybedip altlarındaki ,dişte çürüğün gelişmesine izin verirler. Ayrıca amalgam dolgular zaman içinde çatlayabilir ve bu da koruyuculuk özelliklerinin gidip çürüğe neden olmaları durumunu yaratır. Ayrıca dişinizi zayıflatıp kırılmaya açık hale getirebilirler; çatlamış ya da kırılmış bir diş genellikle kron gerektirir.

Bunlara ek olarak metal bir amalgam dolgu, diş ve diş etleri üzerinde göze hoş gelmeyen koyu gri lekelere neden olabilir.

Gümüş Amalgam Dolgular mı? veya Beyaz Dolgular mı?

Çürüme nedeniyle hasarlanmış dişleri onarmakta en sık kıllanılan iki malzeme gümüş amalgam ve kompozit dolgulardır. Bazı durumlarda bunların biri diğerine tercih edilir ve benzer şekilde her ikisinin de çeşitli dezavantajları vardır. Buna ek olarak bazı sağlık uzmanları amalgam dolguları sorgulamakta ve hiçbir şart altında kullanılmamaları gerektiğini söylemektedir.

Gümüş amalgam – sağlığa zararlı mı?

Amalgam dolgular, diş hekimlerinin diş onarımlarında 150 yıldır kullanageldiği güvenli, uzun ömürlü ve etkili malzemedir. Ancak bazı uygulayıcılar amalgamların güvenilirliği hakkında ciddi endişeler belirtmişlerdir.

Bu endişenin sebebi nedir?

Bunun sebebi, amalgamların yüzde 35 gümüş, yüzde 15 kalay ya da bakırla karışık kalay, bir parça çinko ve yüzde 50 civa (toksik bir ağır metal) içermesidir.

Amalgam karşıtı diş hekimleri amalgamın, çiğneme sırasındaki sürtünmeden kaynaklanan cıva buharı çıkardığını söylemektedir. Cıva buharı toksiktir, yani, çok kısa süre açığa çıksa bile, hücreleri öldürür.

Cıva akciğerler aracılığı ile emilerek kan arterine girer ve özellikle böbrekler, karaciğer ve beyinde saklanır. Ve bu tür cıvanın hiçbir miktarı güvenli olarak kabul edilemez. Ancak buna karşı civanın, amalgamlarda olduğu gibi başka metallerle birleştiğinde zararsız olduğu söylenmektedir.

Bu kadar az miktarda cıva konsantrasyonlarının tipik bir insana zarar vermesi oldukça düşük bir olasılıksa da civanın ya da başka metallerin varlığı, immunocompromize sistemi olan insanlar üzerinde olumsuz etkisi bulunabilir denmektedir. Ayrıca cıvaya alerjisi olan kişilerin amalgam dolgular kullanmaması gerekir.

Amalgam dolgulardan kaynaklanan sağlık problemlerine dair herhangi bir bilimsel çalışmanın olmadığını da anımsatmak önemlidir. Bugüne kadarki veriler hep anekdotlara dayalıdır. Dünya Sağlık Örgütü, amalgam dahil dişlere ait onarıcı materyallerin güvenilirliği ve etkililiğini sürekli olarak izlemenin önemine dikkat çekmiştir.

Amalgam'ın avantajları

En uzun ömürlü dolgu maddesidir. Diğer dolgu maddelerine göre daha kısa zamanda uygulanabilir.


Amalgamın dezavantajları

Gümüş dolgular diş renginde olan birleşik reçine dolgulara göre daha az çekicidir; bu nedenle ağzın ön tarafına yakın olan dişlerde kullanılmazlar.

* Amalgam dolgulardaki cıva sıcakta ve soğukta genişler ya da daralır (termometrelerdeki cıvayı düşünün) Sonunda bu durum dişin çatlamasına neden olabilir ve bunu ortadan kaldırmak için bir kron gerekebilir.

* Gümüş dolgular zaman içinde yıpranıp dökülecektir ki bu da dolgunun altında yeni bir çürüğün gelişmesine neden olabilir. Bu durum dişe gri bir görüntü verebilir.

Ancak, civa amalgamın içindeki diğer metallerle birleştiği için, kimyasal yapısı değişir ve zararsız hale geçer.

Dikkat Edilmesi Gerekenler

Amalgamın sertleşmesi ortalama 2 saat sürdüğü için, amalgam dolgunun yapımını takiben, 2 saat süreyle bir şey yenmemesi gerekir. Bu süre geçmeden bir şeyler yenirse, diş dolgusu tam sertleşmediği için, üzerine gelen kuvvet sonucunda kırılabilir. Amalgamın üzerinde zamanla korozyon tabakası oluşur. Bunu önlemek için, amalgamın cilalanması gerekir. Ancak cila işlemi dolgu yapıldıktan 24 saat sonra gerçekleştirilebilir. Ağızda fazla miktarda amalgam dolgu mevcutsa, çatal gibi bir metal ağızdayken elektriklenmeden dolayı hassasiyet söz konusu olabilir. Eğer hassasiyetin bu nedenle oluştuğu kesin olarak tespit edilebiliyorsa, metal olmayan bir dolgu maddesi ile değiştirilebilir.


Amalgam dolgular 150 yıldan beri özellikle arka grup dişlere uygulanan bakır, kalay ve civanın karışımıyla elde edilen bir dolgu çeşididir. Renginin gri siyah olması en büyük dezavantajıdır.
Amalgam dolgunun yapısında bulunan civa, materyalin sağlık açısından kullanımını kısıtlamaktadır.
Amalgam dolgu materyali için hazırlanan yuvaların kompozit dolgulara oranla geniş hazırlanması daha fazla sağlıklı dokunun kaybına neden olmaktadır.
Norveç ve Danimarka da amalgam dolgu kullanımı yasaklanmıştır. Finlandiya ve Japonya’da da kullanımına kısıtlama getirilmiştir.

2) Kompozit Dolgular


Diş dokusuna kimyasal olarak bağlanan, diş renginde , doku dostu dolgu materyalleridir.
Dişe kimyasal olarak bağlandığı için dolgunun yapılabilmesi için sadece çürük dokunun kaldırılması yeterlidir.
Tek seansta yapılabilirler
Estetik özellikleri yüksektir
Fiziksel özellikleri diş dokusuna benzerdir

Günümüzde nerdeyse Amalgam dolguların yerini almış olan Kompozit dolgular, diş hekimliğinde sıkça başvurulan estetik veya beyaz dolgu olarak da bilinen bir dolgu maddesidir. Çoğunlukla çürük dişler, kırılma veya zedelenme olmuş dişler, diş aralarında oluşan boşluklar gibi estetik tedavilerde kompozit yoğun olarak uygulanır. fonksiyonel olarak dişdeki çürüklerin doldurularak sağlamlaştırılmasının yanı sıra dişlerin arasındaki boşluları (diestama) kapatma ve dişleri daha uzun gösterme gibi estetik tedavilerde de kullanılabilmesi sebebiyle diş hekimliği için önemli bir dolgu maddesidir.

Kompozit dolgulardan önce çeşitli metallerin karışımından oluşan amalgam dolgular kullanılmaktaydı. Yapı olarak sağlam olan bu dolgular estetik anlamda hastaları mutlu edememekteydi, diğer taraftan da ağızda farklı bir tat oluşturduğu ve civanın zararları ile ilgili spekülasyonlar dolağısıyla yerini hızlıca kompozit ve inlay-onlay dediğimiz estetik dolgulara bırakmıştır.

Günümüzde amalgam dolguların yerini alan kompozit dolgular aslında 1960' larda sadece ön dişlerde kullanılmaya başlanmıştır. Günümüz diş hekimliğinde gelişme gösteren kompozit dolgular artan kuvvetiyle yüksek çiğneme kuvvetine maruz kalan arka dişlerde bile rahatlıkla kullanılabilmektedir. Dayanıklılığı artan kompozit dolgular aşınmaya karşıda direnci artan sağlam bir dolgu maddesi olarak karşımıza çıkmaktadır. Kompozit dolgular diş hekimlerine ve hastalara sundukları başta sağlıklı olmaları ve estetik görünümleri olmak üzere sağlamlık açısından da memnuniyet verici sonuçları olmaktadır. kimyasal olarak uygunlanmaları sebebiyle diş ile birleşimi mikromekaniktir.

Diş hekimliğinin en önemli unsurlarından biri olan kompozit dolgular, geleneksel dolgularda hastalarda oluşan hem sağlık hemde varolan estetik kaygılarının tamamen ortadan kalkmasını sağlamıştır.

Günümüz diş hekimliğinin yoğun olarak kullandığı kompozit dolgular kolay ugulanması ve inley ve onley dolgulara göre uygun fiyatlarıyla da estetik diş hekimliğinde tercih sebebi olmaktadırlar. kullanım kolaylığıyla öne çıkan bu dolgular hastanın diş rengine uygun yapılabildiği içinde son derece estetik görünmektedirler. kimyasal yapısı nedeniyle kolaylıkla şekil verilebilen kompozitler serleştirildikten hemen sonra cilalama yapılabildiği için hem hekime hemde hastaya zaman kazandırırlar. Amalgam dolguyla kıyaslanamayacak kadar hızlı tamamlanan kompozit dolgular ciddi anlamda zamandan tasarruf ettirirler.

Kompozit dolgu nasıl yapılır?

İşlem sizin için rahat hale getirmek ve hassasiyet duymamanız için sorunlu alana sprey ya da jelle topikal anesteziyi takiben lokal anestezi uygulanmasıyla başlar.

Daha sonra çürük temizlenir ve dişler şekillendirilir.Hassasiyet önleyici ve tekrar koruyucu diş dokusu olusumunu tetikleyen ilaçların çürükten temizlenmiş diş dokusunun en derin noktasına uygulanmasından sonra kompozit dolgu materyalinin kimyasal olarak dişe daha sağlam yapışmasına yardımcı olan bonding aşamasına geçilir. Diş hazırlanır ve diş renginize uygun bir kompozit dolgu seçilir. Kompozit madde dişin içine parçalar halinde yerleştirilir; özel bir yüksek yoğunluklu ışıkla sertleştirilir. Dolgu tamamlandığında dişin anaotomisine uygun olarak şekillendirilir;Daha sonra ısırmanız istenen renkli bir bantla yükseklik kontrolü yapılır ve parlatılır.bir diş ipi kullanılarak dişler arasında herhangi bir sıkı nokta olmadığından emin olunur. Böylece yeni kompozit dolgunuz hazır olur.

Tedaviden sonra boyayıcı özelliği olan (çay, kahve, sigara vb.) maddelerden en az iki gün uzak durmak ve sonraki süreçtede ağız hijyenine dikkat etmenizi önerilir. Kompozit dolgular ağız hijyenine dikkat etmemeniz durumunda bir miktar renk değiştirebilirler.

Kompozit dolguların ömrü nedir ?

Kompozit dolgular gelişen teknolojiyle birlikte her ne kadar sağlam olsa da henüz doğal dişler kadar sağlam değildir. Özellikle sert maddelerle zorlandıklarında (tırnak yeme. buz kırma. kalem kırma gibi) ömürleri kısalabilir.

Dolgunun büyüklüğü, ağız hijeyeni ve beslenme alışkanlıklarına göre değişen kompozit dolguların ömrü amalgam dolgulara yakındır. Genellikle 4-8 yıl arasında değişmektedir.

Kompozit dolguların avantajları

Kompozit dolguların belkide en büyük avantajı zaman kaybının olmamasıdır. Tek seansta bitirilen kompozit dolgular aynı gün içerisinde birden fazla dişe uygulanabilirler.

Kompozit dolgulari ön ve arka dişlere de uygulanabilirler.

Kompozit dolgu maddesinde geniş renk seçeneği olduğu için dişlerin doğal renginde uygulanabilirler.

Kompozit dolgular tedaviden hemen sonra kullanılabildikleri için hasta için büyük avantaj oluştururlar.

Kompozit dolgular üzerinde cilalama ve temizlik işlemleri aynı gün yapılır

Kompozit dolgular diş rengine uygun olarak hazırlandığı için amalgam dolguların aksine estetik ve doğal bir görüntü elde edilir.

Kompozit dolgular kimyasal yapısı nedeniyle dişle daha iyi birleşirler.

Kompozit dolguların dezavantajları

Kompozit dolgu tedavisinden sonra kısa sürelide olsa dişlerde hassasiyet oluşmaktadır. Geçici olan bu hassasiyet uzun süre devam ederse diş hekiminize görünmenizde fayda vardır.

Dişleri boyama özelliği olan kola, kırmızı şarap, çay, sigara gibi renkli gıdalardan mümküm olduğunca uzak durmak gerekir. Bu tür gıda maddeleri az da olsa kompozit dolgularda renklenmeye sebebiyet verir.

Kompozit dolgu yapılan dişler kendi dişlerimiz kadar sert olmadığı için sert ve kabuklu yiyecekler yerken dikkat etmemiz gerekir. Gazoz kapağı gibi açmak gibi eylemlerden uzak durmak gerekir..

Hangisi dolgu maddesi seçilmeli?


Genel olarak kompozit dolgular daha faydalı bir tedavidir çünkü doğal dişinizin daha az bir miktarı kaybedilerek dolgu yapılabilmektedir. Uzun dönemde dişleri korumakta da daha faydalıdırlar, çünkü dişin zaman içinde çatlayarak ileride bir kron takılması olasılığını azaltırlar.

Ve günün sonunda karar diş hekiminin ve hastanın kişisel tercihleridir. Amalgamın faydaları, olası risklerinin çok üzerinde mi? Önerimiz tüm seçeneklerinizi araştırmanız, bunları diş hekiminizle tartışmanız ve sizin için doğru olan dolgu maddesini öğrendiklerinize dayanarak seçmenizdir.

3) Estetik dolgular

Kusursuz bir gülüş sahibi olmak istemek herkesin hakkıdır. Bu durum diş hekimlerinin kullandığı yöntemlerin ve malzemelerin artmasına sebep olmaktadır. Bu alanda en fazla ilgiyi gören malzemelerden biri de estetik dolgulardır. Artık sadece dişlerde oluşan çürüklerden dolayı değil, iyi bir gülüşe sahip olmak amacıyla diş doktoru ziyaretleri yapılmaktadır. Diş hekimliği alanında yeni yöntemlerin ve malzemelerin kullanılmasıyla birlikte, estetik dolgu hem ön dişlerde, hem arka dişlerde etkisini göstermeye başlamıştır.

Estetik dolgu nedir?

Dişlerde estetik amaçlı yapılan dolgular daha parlak ve daha pırıltılı görünüm elde etmek amacıyla uygulanmaktadır. Hem ön dişler de hem de arka dişler de günümüzde estetik dolgu uygulamaları rahatlıkla yapılabilmektedir. Bunlar dişlerin kendi renginde olan kompozit dolgu uygulamalarıdır. Diş çürüklerinin tedavisi için bugüne kadar kullanılmış olan amalgam dolguların estetik beklentileri karşılamaması yüzünden, günümüzde porselen dolgu ve kompozit dolgu tercih edilmektedir. Kompozit dolgular dişler gibi beyaz olduklarından ve ışınla sertleştirildiğinden ışınlı dolgu olarak da isimlendirilebilir.

Ön dişlerde yapılan estetik dolgu uygulamaları nelerdir?

Ön dişlerde kullanılan bonding sistemler oldukça başarılı sonuçlar vermektedir. İyi bir gülüş elde edebilmek için dişlerin şekli, dişlerin büyüklüğü, diş etlerinin rengi ile diş ve diş eti arasındaki ilişki son derece önemlidir. Bu arada estetik işlemler sırasında kullanılan malzemelerinde bunda katkısı vardır. Ağzın her bölgesinde uygulanabilen bonding sistemler sayesinde başarılı sonuçlar alınabilir. Kişilerde tek seanslık uygulama sayesinde gülüş hattında bulunan bütün dişlere bonding sistemi uygulanıp, arzu edilen estetik görüntü sadece 1-2 saat içinde elde edilebilir. Ön dişlerde estetik bir görüntü elde etmek için, önce diş dokularının ve onları taklit eden materyallerin değerlendirilmesi gerekir. Dişte dentin dokusu dişe verdiği sarı renkle rengi belirlerken, şeffaf yapısıyla mine dokusu dentin dokusunun üzerini kaplamaktadır. Dişlerde uç kısmının renklenmesi, şeffaf görünümde olması mine dokusundan dolayı olur. Yapılan estetik dolguların görsel olarak başarılı olmasındaki etken diş dokularının aynısını taklit edebilen, hastadaki diş rengine uygun olan estetik dolgu ve bonding sistemi kullanılmasıyla sağlanmaktadır. Dişlerde bonding sistemi sadece oluşan çürüklerde değil, dişlerin diğer sorunlarında kullanılmaktadır. Ön dişlerde oluşan renk sorunlarında, renkli dokunun biraz aşındırılıp, dişlere uygun bir renk elde edilebilir.

Arka dişlerde yapılan estetik dolgu uygulamaları nelerdir?

Arka dişlerde estetik dolgular ya da porselen inley onley dolgular tercih edilmektedir. Günümüzde teknolojinin ilerlemesi nedeniyle dolgu malzemelerinde yeni gelişmeler olmuştur. Bunlar sadece ön dişlerde değil, arka dişlerde de estetik görünüm elde edilmesini sağlamaktadır. Eskiden kullanılan sağlam fakat rengi sebebiyle estetik sorunlara neden olan ve dişlerde gereksiz madde kaybı yaratan amalgam dolguların yerini, günümüzde dişin dokusuna ve rengine en uygun olacak ve varlığıyla dikkat çekmeyecek materyaller kullanılmaktadır. Daha önceden sağlıklı dokusu az kaldığı için, dolgu yapılamayan ve dişlere sadece kaplama protez uygulaması yapmaktan başka çaresi olmayan sorunlarda, artık dişler porselen inley onley seramik dolgularla hem estetik görünüm sağlanmakta, hem de dişlerin işlevselliği sağlanabilmektedir.

Porselen dolguların geçmişte de sık kullanılmaktaydı. Ancak çabuk kırılma özellikleri ve yapıştırırken yaşanan sıkıntılar nedeniyle fazla tercih edilmiyorken Günümüzde porselen üretiminde yapılan değişimler ve bunları yapıştırmak için kullanılan materyallerin geliştirilmesiyle birlikte, özellikle arka dişlerde tercih edilir hale gelmişlerdir. Arka dişler bilindiği gibi yemek sırasında daha fazla baskıya maruz kalır. Bu nedenle arka dişlerde yapılan dolguların daha sağlam olması gerekir. Arka dişler için bonding sistemli kompozit dolgular da kullanılabilir, sağlıklı diş dokusunun azalması halinde kişilerde daha uzun ömürlü olacak porselen inley uygulaması tercih edilir.

Estetik dolgular ne zaman uygulanmaktadır?

Kırık ve çürük dişlerin onarılması için

Dişlerde olan kalıcı renk bozukluklarını tedavi etmek için

Dişlerin arasındaki boşlukları kapatmak için

Dişlerde boyu uzatmak için

Dişlerde şekil değişikliği yapıp, kişinin gülüş tasarımını yapabilmek için estetik dolgu uygulanır.

Estetik dolguların kullanımı ve ömrü ne kadardır?

Estetik dolguların dişlere ve diş etlerine herhangi bir zararı yoktur. Bunları kendi dişiniz gibi kullanabilirsiniz. Bakımı kendi dişleriniz gibi özenle yapılmalıdır. Diş fırçalama ve diş ipi kullanımının ihmal edilmemesi gerekir. Doğru kullanıldıkları sürece 5-10 yıl sizlere hizmet edebilirler. Lekelenmelerini önlemek için yapılan cilalanma sayesinde, görünümleri mükemmel, yüzeyleri pürüzsüz olur. Doğal görünmeleri, her yaştaki hastaya uygulanması ve kısa sürede tek seansta uygulanmaları büyük bir avantajdır. Dişlerde en az aşındırma yapılarak uygulandıklarından, diş dokusunun korunmasına yardımcı olurlar. Bu yüzden güvenle kullanılabilirler.

4) İnley-onley dolgular(Porselen dolgular)

Bu türdeki dolgular kompozit esaslı ışınlı dolgular ve amalgam dolguların eksiklerini tamamlamak için geliştirilmiş dolgulardır. Işınlı dolgularda sertleşme sırasında az oranda olsa da, büzülme meydana gelebilir; amalgam dolgular da estetik değillerdir. Porselen dolgularda bu sorunu gidermek için, ağızda ölçüsü alınan dişin dolgusu laboratuvarda hazırlanır. Bu sebeple porselen dolgularda ölçünün yerine uymama sorunu yaşanmaz. Bunlar yerine koyulduktan sonra özel adhesive sistem sayesinde yapıştırılırlar.

Porselen yada kompozit inley-onley laboratuarda hazırlanan üstün estetik ve dayanıklılığa sahip dolgulardır.
Büyük dolgu gerektiren dişlerde kompozit yada amalgam dolgu yerine hem estetik hem de dayanıklı olması nedeniyle porselen inlay-onlay uygulanır.

Yapım aşamasında porselen kronlara göre dişte daha az madde kaybı gerektirdiği için inley- onley dolgular tercih edilir. Sadece çürük temizlenip dişin ölçüsü alınır.

Laboratuarda hazırlanan porselen inlay dolgular daha sonra dişlere özel yapıştırıcılarla (adhesive sistemler) yapıştırılmaktadır.

Özellikle büyük madde kaybı olan dişlere öncelikle kanal tedavisi uygulayıp gerekirse dişetinde basit cerrahi düzeltmeler yapıp üzerine onlay (laboratuarda hazırlanan porselen yada kompozit dolgu) yapılır. Bu sayede dişin yada dolgunun kırılma riski oldukça düşüktür.

Avantajları

Doku dostu dolgulardır, biyolojik uyumları en yüksek olan malzemelerdendir. İleri teknoloji ile üretilirler Porselen dolgu yönteminde ağızdaki sağlıklı diş dokusuna zarar verilmez. Normal dolguda açılan diş kavitesi üzerinde yapılan birkaç değişiklik ile diş porselen dolguya hazır hale getirilmektedir. Ayrıca bu porselenler dişin sertliğine en yakın ve dişeti ile en uyumlu malzemelerdir. Sertliği dişin mine dokusuna çok yakındır.

Dolgu Sonrası

Bazı insanlar dolgu sonrasında hassasiyet hisseder. Diş, basınca, havaya, şekerli yiyeceklere, sıcak ve soğuğa karşı hassas olabilir.

Çoğu zaman hassasiyet 1-2 hafta içinde geçer. Bu zamana kadar hassasiyete yol açan şeylerden kaçınmanız gerekir. Eğer hassasiyet çok fazla ve zamanla geçmiyorsa diş hekiminizle irtibata geçin.

diş hekiminize Hissettiğiniz hassasiyeti bildirin. Diş hekimi bir sonraki dolgunuzda hassasiyeti azaltmak için daha farklı materyaller kullanabilir. İnsanların değişik maddelere tepkileri farklıdır. Diş hekiminin hastanın hangi maddeye nasıl tepki vereceğini önceden anlaması imkansızdır.

Diş hekimi dolguyu çıkarıp yerine yenisini koyabilir. Aynı zamanda dişe örtücü veya hassasiyet giderici uygulayabilir. Eğer dolgu çok derinse problemin çözülmesi için kanal tedavisi yapılması gerekebilir.

Hassasiyet haricinde, bazı insanlar çiğneme sırasında rahatsızlık hissedebilirler.

Yükseklik nedeniyle hissedilen acı; a çiğneme sırasında görünür ve zamanla kötüleşir. Bunun sebebi ısırmayı engelleyen yüksek dolgudur. Anestezi geçer geçmez hissedilir. Diş hekimini danışın. Dolgunun şekillendirilmesi veya yüksekliğinin alınması için tekrar gidilmesi gerekebilir.

Diğer bir rahatsızlık da; dişlerin birbirine temasında ortaya çıkan çok keskin bir acıdır. Buna galvanik şok denir. İki metalin (yeni dolgu ve daha önceki bir dolgu) ağız içinde elektrik akımı oluşturmasından kaynaklanır.

Diş hekimi dolguyu yerleştirdikten sonra cilalar fakat yine de gözden kaçan keskin uçlar kalabilir. Bu durumda herhangi bir yaralanmayı engellemek için en kısa sürede diş hekimine gidip dişi düzeltirmeniz gerekir.

Geçici Dolgular

Geçici dolgular genelde beyaz, gri veya kirli beyaz olurlar.

Diş hekimi dişin iyileşmesi için bir süre beklemeyi öneriyorsa.

Temizlenen bölge derinse ve dişin sinirleri ortaya çıktıysa.

Tedavi bir seanstan uzun sürecekse.

Acil diş tedavisi gerekiyorsa gecici dolgular yapılır.


Geçici bir dolgu dişin daha iyi olmasını sağlayabilir. Çünkü dolgu dişi kapayarak dişin sinirlerini bakterilerden korur ve hassasiyeti azaltacaktır..Geçici dolguların bazıları içlerinde öjenol denilen ağrı kesme özelliği olan karanfil yağı içerir ama sonrasında kompozit dolgu yapılacaksa dişlerde öjenol içeren geçici dolgular bağlantıyı engelleyebileceği için kullanılmamalıdırlar ya da baska materyallerle beraber kullanılmalıdır.Geçici dolguların genellikle bir ay sonra daimi dolguya dönüştürülmeleri gerekir.egert degiştirilmezse genelde bir süre sonra kırılır, düşer veya yıpranırlar. Eğer yapmazsanız dişiniz enfekte olabilir.

Dolgu neden değiştirilir?

Dolgular bugünün son teknolojisiyle üretilen materyaller de olsa sonsuza dek dayanmazlar. Renkleri kararabilir, Örneğin amalgam (gümüş) dolgularda aşınma ve kararma gözlenir. Kompozit ve diş rengindeki dolgularda lekelenmeler, kararmalar ve sararmalar görülenebilir. Çiğneme sırasında dişler ve dolgular çok büyük bir basınç altında kalırlar. Herhangi bir problem olmasa bile bazı dolgular zamanla eskir, aşınır ve değiştirilmeleri gerekir. Eğer dolguda çatlak, sızıntı varsa veya dolgu düştüyse değiştirilmesi gerekir.

Yiyecek kalıntısı veya bakteriler dolgudaki çatlaktan dolgunun altına sızar. Bu bölge temizleyemediğinden bakteriler için uygun ortam haline gelir. Biriken gıda artıkları sayesinde bu bakteriler diş çürümesine yol açan asitleri üretirler. Dolgu altındaki bir çürük çok ciddileşene kadar fark edilmeyebilir. Bu yüzden dolgular düzenli olarak kontrol ettirmeli ve problem varsa değiştirilmelidir.

Düşen Dolgular

Dolgular birkaç sebepten dolayı düşerler:

Büyük dolgulu bir dişle sert birşey ısırılarak diş veya dolgu kırılır.

Kullanılan dolgu malzemesi dişi eski formuna kavuşturamayabilir. Bazen kırık ön dişleri porselen kaplamak yerine diş hekimi estetik kompozit dolgu kullanabilir. Ama kompozit çok büyükse sert bir ısırış estetik kompozit dolguyu kırabilir.

Hazırlanan kavite ağız ortamından iyi izole edilemezse dolgu yerleştirilemeden tükürük dolar, sonuç olarak dolgu dişe iyi yapışmaz ve düşebilir.

Çatlamış Dolgular

dolgular kırılabilir, eğer dolgu diş yüzeyinden yüksekse ve ısırma baskısının çoğunu alıyorsa çatlaklar oluşur. Çatlaklar kötü kapanış, bruksizm, yaşa bağlı aşınmalar nedeniylede oluşabilirt.
Dolgunun çevresinde küçük çatlaklar oluşabilir. Bunlar genelde zamanla olur ve kolayca tedavi edilebilirler.

Sızıntı Yapan Dolgular

Eğer dolgunun bir kenarı dişe tam uyum göstermemiş arada boşluk kalmışsa hasta dolguda sızıntı olduğu söyler. Kalıntı ve tükürük buradan dişin içine sızar ve bu da çürüme, renk değiştirme ve hassasiyetle kendini belli eder.

Amalgam dolgu yerleştirildikten bazen hasta soğuğa karşı oluşan hassasiyet hisseder. Bu hassasiyet takip eden 2-3 haftada azalır ve sonra yok olur. Bu süre zarfında amalgam dolgu korozyona uğrar ve dolgunun kenarlarını kapayarak sızıntıyı engeller.

Kompozit yapısı itibari ile ışınla sertleşirken büzülür, bu sızıntıya neden olur ve sonuç olarak tükürük dolgu ve diş arasındaki bağı zayıflatır. Bazı durumlarda, diş ile dolgunun birleştiği yerlerde küçük açıklıklar oluşabilir. Kompozit dolgu sonrası oluşan hassasiyet zamanla yok olur. Eğer yok olmazsa dolgunun değiştirilmesi gerekebilir.

Eskimiş Dolgular

Dolgular zamanla eskiyerek sızıntı yaparlar ve bu dolguların değiştirilmesi gerekir.

Dolguların ortalama ömrü 5-8 sene arasıdır ama bu kişinin hijyenine, dişin durumuna, madde kaybına ve maruz kaldığı kuvvetlere bağlı olarak ciddi bir şekilde değişebilir. Bazı dolgularınsa ideal şartlarda çok daha uzun ağızda kaldığı gözlenebilir.

Diş Sıkma ve Gıcırdatma

diş gıcırdatan veya sıkan kişilerin dolgularında problemler olabilir. Dişe uygulanan ekstra kuvvetler diş hassasiyetine ve dolgularda eskimeye neden olurlar. Diş sıkma ve gıcırdatma dişlerdeki dolguların çatlamasına da yol açar. Bu çatlaklar üzerine ışık tuttulduğunda görebilecek ince çatlaklardır.

Sadece dolguların çatlayıp kırılması değil beraberinde dolguyu taşıyan sağlam ama ince kalmış diş duvarlarının da bu aşırı kuvvet karşısında kırıldığı durumlar sıklıkla gözlenir, bu açıdan diş sıkma ve gıcırdatma rahatsızlığı olan hastalar bunun için tedavi görmelidir.

Dolguların Bakımı

Diş hekimi kontrol ziyaretlerinde dolgulara bakar.
Dişte, hassasiyet, çatlak varsa, dolgunun bir parçası düşmüşse muayene olunuz.
Dolguların daha uzun süre dayanmaları için dişlerin fluoridli macunla fırçalanması ve günde en az bir kere diş ipi kullanımı gerekir. Fluorid dişleri güçlendirerek olası çürükleri engeller.

Diş hekimi kontrollerini aksatmayın.

Dolguların Değişmesi

Eski dolgunuzu çıkarmadan, diş hekimi tedavi seçeneklerini size anlatır. Eski dolguyu çıkarıp yenisini yapmadan tamir etmekte mümkün olabilir. Diş hekiminize tercih ettiğiniz görünüm, şekil ve işlevselliği anlatın. Böylece diş hekimi de size en uygun malzemeyi seçebilir.

Dolgu ne kadar? diş yaptırmak kaç? para diş fiyatları ne kadar?

Yönetmelik gereği internet ortamında fiyat bilgisi verilememektedir. Detaylar için lütfen bizimle iletişime geçin.

Esin YAMAN KILDIRAN Diş Hekimi

Hayallerinizdeki Gülümsemeyi Yakalamak İçin Bekliyoruz. .

“Site içeriğinde bulunan bilgiler bilgilendirmek içindir, bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.”

Türk diş hekimleri birliğinin disiplin yönetmeliği gereği bu site de merkezi, büyük, sessiz, temiz, en iyi diş hekimi, konusunda uzman, güler yüzlü, ilgili gibi terimlere yer verilmemiştir.

Yine Türk Diş Hekimleri yönetmeliğine uygun olarak vakaların öncesi sonrası resimleri konulmamıştır.